Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01/12/2015 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının ayrı ayrı gönderdiği ihtarnamelerle bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalının sözleşme fesih sebeplerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davalının sözleşme süresince her hangi bir uyarıda bulunmadığını, 5 yıl süreli sözleşmenin süresinden önce feshinin haksız olduğunu, haksız fesih sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL kâr mahrumiyeti ve 10.000-TL cezai şart olmak üzere toplam 20.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1554 KARAR NO : 2023/1346 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: Alacak (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/09/2023 Davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01/12/2015 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının ayrı ayrı gönderdiği ihtarnamelerle bayilik sözleşmesini feshettiğini, davalının sözleşme fesih sebeplerinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davalının sözleşme süresince her hangi bir uyarıda bulunmadığını, 5 yıl süreli sözleşmenin süresinden önce feshinin haksız olduğunu, haksız fesih sebebiyle müvekkilinin uğradığı zarara karşılık cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000-TL kâr mahrumiyeti ve 10.000-TL cezai şart olmak üzere toplam 20.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, taraflar arasındaki Protokolün kâr marjı başlıklı 3. maddesinin davacı tarafından ihlal edildiğini, kâr marjı olarak %90'a %10 şeklinde anlaşma yapılmasına rağmen bu kâr marjı kuralına riayet edilmediğini ve müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, 22/05/2019 tarihli karar ile, sözleşmenin eki niteliğindeki protokolün 3. maddesinde tarafların kâr marjının hangi oranda olacağının kararlaştırıldığı,sözleşme ile protokolde kararlaştırılmayan maliyetlere katlanmasının davalıdan beklenemeyeceği ve davalının sözleşmeyi ek maliyetler nedeniyle feshinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2019/2193 Esas, 2022/525 Karar sayılı ve 07/04/2022 tarihli kararıyla; "01/12/2015 tarihli protokol ile toplam kârın %90'ı bayiye, % 10'unun ise dağıtıcıya ait olacağının kararlaştırıldığı, nakliye maliyetinin kime ait olacağının ise belirlenmediği ancak taraflar protokol ile kâr marjını paylaştığına göre mal bedeli+nakliye bedeli her zaman maliyet teşkil ettiğinden maliyete ilave edileceği; 08/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bayiin bulunduğu Trabzon iline yapılan nakliye maliyetinin davacı tarafından karşılandığı, faturalarda nakliye maliyeti düşüldükten sonra kalanın %90'ının davalı bayiye ait olacak şekilde düzenlendiğinin belirtildiği ; tarafların protokolden sonra protokole ne anlam yüklediği, uygulamasında ne şekilde davrandıklarının sözleşmenin yorumunda hâkime ışık tutabileceği, 2 yıllık süreçte protokolün ne şekilde uygulandığının net bir biçimde ortaya konulması gerektiği fakat bilirkişi raporundan bu hususun anlaşılamadığı, sözleşmenin süresinden evvel tek taraflı ya...