Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketi ile sulh olan davacının maddi tazminat davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davasının reddine, konusuz kalan manevi tazminat davasında vekâlet ücreti bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkillerinin tamamen kusursuz olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince hukuka aykırı biçimde müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, kaldı ki müvekkilleriyle davacı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2021/194 Karar No: 2023/839 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 27/10/2020 Numarası: 2017/1056 (E) - 2020/659 (K) Davanın Konusu: Maddi ve Manevi Tazminat Karar Tarihi: 23/5/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davalı sigorta şirketi ile sulh olan davacının maddi tazminat davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat davasının reddine, konusuz kalan manevi tazminat davasında vekâlet ücreti bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili dilekçesinde özetle; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre müvekkillerinin tamamen kusursuz olduğunu, ancak ilk derece mahkemesince hukuka aykırı biçimde müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, kaldı ki müvekkilleriyle davacı arasında maddi tazminat konusunda herhangi bir sulh anlaşmasının bulunmadığını, ancak mahkemenin davanın açılmasına müvekkillerinin neden olmadığı konusunu dikkate almadan konusuz kalması nedeniyle vekâlet ücreti bakımından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret konusunu düzenleyen 6 ncı maddesinde açıkça davanın konusuz kalması durumunda davanın açılmasına neden olmayan davalı bakımından ücret tarifesinde belirlenen ücretin tamamına hükmedileceğinin düzenlendiğini; yerel mahkeme tarafından davacının manevi tazminat talebi bakımından davanın tamamen reddine karar verilmesine karşın müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararlarıyla sabit olduğu üzere davanın reddi durumunda AAÜT'de belirlenen ücretin tamamına hak kazanılacağını, bu yönüyle yerel mahkeme kararında maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355 inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Eldeki davada vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacı ... vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla 11/2/2020 günü sunduğu dilekçeyle sulh oldukları davalılardan ... Sigorta AŞ tarafından imzalanan protokolde belirtilen tutarların ödenmesi nedeniyle adı geçen sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat ettiklerini beyan etmiş; ilk derece mahkemesince, davacı ...'ın 186.871,31 TL olarak hesaplanan sürekli iş göremezlik t...