Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2023/291 · K. 2023/400
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2023/291 K. 2023/400

E. 2023/291K. 2023/4006 Nisan 2023
ihtiyati tedbirtedbir kararımülkiyet hakkıtedbirin kaldırılmasıhacizihtiyati hacizbilirkişi raporumakul sürekamu alacağının tahsiliadil yargılanma hakkıyasal süreiadealacağın tahsiliyurtdışına çıkış yasağıadil yargılanma hakkının ihlalibireysel başvuruicra takibiiptal davasısözleşme süresiaciz vesikası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı ... vekili 24/02/2022 tarihli talep dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli ... Bireysel Başvuru numaralı kararı ile, müvekkili hakkında hak ihlali kararı verildiğini, müvekkilinin alınan bilirkişi raporunda hiçbir sorumluluğunun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin davacı idarenin iddiaları dışında kesinleşmiş hiçbir karar bulunmadığını, müvekkilinin dava sürecinde ve her ortamda hiçbir borcunun bulunmadığını bildirip savunduğunu, müvekkili aleyhine yapılan tüm icra takiplerinin mahkeme kararları ile haksız bulunarak iptal edildiğini belirterek dava sürecinin neticelendirilmesini, davanın reddine, bu olmadığı takdirde müvekkili aleyhine verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini, aksine karar verilmesi halinde yeni bir...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/291 Esas KARAR NO: 2023/400 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ EK KARAR TARİHİ: 29/04/2022 NUMARASI: 2022/313 DAVA: İFLAS KARAR TARİHİ: 06/04/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı ... vekili 24/02/2022 tarihli talep dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli ... Bireysel Başvuru numaralı kararı ile, müvekkili hakkında hak ihlali kararı verildiğini, müvekkilinin alınan bilirkişi raporunda hiçbir sorumluluğunun olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin davacı idarenin iddiaları dışında kesinleşmiş hiçbir karar bulunmadığını, müvekkilinin dava sürecinde ve her ortamda hiçbir borcunun bulunmadığını bildirip savunduğunu, müvekkili aleyhine yapılan tüm icra takiplerinin mahkeme kararları ile haksız bulunarak iptal edildiğini belirterek dava sürecinin neticelendirilmesini, davanın reddine, bu olmadığı takdirde müvekkili aleyhine verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini, aksine karar verilmesi halinde yeni bir hak ihlaline konu olacağını, bu durumda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde gerekli işlemlerin yapılacağını, bu duruma meydan verilmemesini talep etmiştir. CEVAP: Davacı vekili, davalının talep dilekçesine karşı 12/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde; Anayasa Mahkemesinin, ...'in adil yargılanma hakkının ihlaline yönelik başvurusu kapsamında, Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihtiyati tedbirlerin devamı kararı ile ihlal edilmediği yönündeki Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca davalının, ihtiyati tedbir/hacizlerin kaldırılması talebinin reddine, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma hakkının ihlali yönündeki Anayasa Mahkemesinin kararı uyarınca kararın yerine getirilebilmesini teminen işbu dava ve bu dava ile birleşen dosyaların kaldığı yerden yargılamaya devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesi 29/04/2022 tarihli ek kararında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, mevcut delil durumu, Anayasa Mahkemesinin "...Bu olgular gözetildiğinde ihtiyati tedbirin yaklaşık 22 yıl sürmesinin başvurucuya aşırı bir külfet yüklemediği ve kamu alacağının güvence altına alınmasındaki kamusal yarar ile başvurucunun mülkiyet hakkından doğan yetkileri kullanmasındaki bireysel yarar arasındaki adil dengenin bozulmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla başvurucunun mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir..." gerekçesi ile davalının mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine ilişkin kararı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak bu aşamada davalı ...'in aleyhine verilen tedbi...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 23

V. Yerleşme ve seyahat hürriyeti

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

E. 2023/274 · K. 2023/400

14 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2023/379 · K. 2023/293

27 Şubat 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2023/392 · K. 2023/711

27 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2023/390 · K. 2023/417

20 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2023/259 · K. 2023/322

16 Mart 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2023/390 · K. 2023/324

27 Şubat 2023