Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen dosyasında yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulüne yönelik Dairemiz kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2022 tarih, 2022/6620 Esas, 2022/8595 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulması üzerine Dairemizce HMK m. 356 uyarınca heyetçe duruşmalı olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul 6.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1433 D.İş sayılı dosyasıyla kayyum olarak atandığını, atamadan sonra şirket bünyesinde yapılan araştırmada geriye dönük olarak bir takım muvazaalı işlemler yapıldığı ve kayyum atanan şirketin malvarlığının boşaltıldığının anlaşıldığını, şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın 20/11/2015...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/320 KARAR NO: 2023/723 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2019 NUMARASI: 2018/637 Esas, 2019/1004 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 28/03/2023 Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen dosyasında yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulüne yönelik Dairemiz kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2022 tarih, 2022/6620 Esas, 2022/8595 Karar sayılı ilamı ile Dairemiz kararının bozulması üzerine Dairemizce HMK m. 356 uyarınca heyetçe duruşmalı olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul 6.Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1433 D.İş sayılı dosyasıyla kayyum olarak atandığını, atamadan sonra şirket bünyesinde yapılan araştırmada geriye dönük olarak bir takım muvazaalı işlemler yapıldığı ve kayyum atanan şirketin malvarlığının boşaltıldığının anlaşıldığını, şirket adına kayıtlı ... plakalı aracın 20/11/2015 tarihinde o tarihte şirket çalışanı olan davalıya satıldığını, ancak satış bedelinin ödenmediğinin anlaşıldığını, yapılan satışın muvazaalı olduğunun diğer bir kanıtı ise kasko bedelinin çok altında satılmış olduğunu belirterek, araç satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunun tespitine ve dava konusu aracın davacı adına tesciline ve teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu aracın satış tarihinde ... şirketinde çalışmadığını, bu nedenle aracın bir çalışana satılmasından hareketle muvazaa iddiasının söz konusu olmayacağını, müvekkili işten ayrıldığında işyerinde yılsonu performans priminden kaynaklı 40.000,00 TL tahakkuk etmiş alacağının mevcut olduğunu, bu alacağa ilişkin olarak dava konusu aracın satışının teklif edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi 05/09/2017 tarih 2016/489 E., 2017/671 K.sayılı kararı ile; Davanın kayyum tarafından 13/05/2016 tarihinde açıldığı, davacının 670 sayılı KHK çerçevesinde sicilden terkin edildiği gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE dair hüküm ihdas edilmiştir. Davacı vekili tarafından 09/02/2018 tarihinde verilen istinaf dilekçesiyle; davacı şirketin 27/07/2016 tarihinde yayımlanan 668 sayılı KHK ile kapatıldığını, kapatma sonrası davanın takip yetkisinin ...'nda olduğunu, dosyanın re'sen ele alınarak ...'na tebligat yapılmaksızın dava şartı yokluğundan red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca kapatılan Kurumu temsile yetkisi bulunmayan vekile tebliğin usulsüz olduğunu ve dolayısıyla kesinleşme şerhinin de yok hükmünde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Dairemiz 30/05/2018 tarih 2018/942 E., 2018/972 K.sayılı kararı ile " ... FETÖ/P...