Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile kardeşi olan ...'in 2007 yılında firma kurduklarını ve ticaret sicil gazetesinde ilan ettirdiklerini, müvekkilinin kardeşi ve ortağı olan ...'in şirketi kurduktan kısa bir süre sonra müvekkilinin bilgisi dahili dışında ... bank adlı özel bir bankadan kredi başvurusu yaptığını, kredi sözleşmesine borçlu olarak hem şirketi, hem kendisini hem de müvekkilini gösterdiğini, müvekkilinin sözleşme altında imzasının bulunmadığını, müvekkilinin ortağı tarafından çekilen kredinin ödenmemesinden bahisle...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/709 KARAR NO: 2023/455 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26.11.2019 NUMARASI: 2018/404 Esas - 2019/1117 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile kardeşi olan ...'in 2007 yılında firma kurduklarını ve ticaret sicil gazetesinde ilan ettirdiklerini, müvekkilinin kardeşi ve ortağı olan ...'in şirketi kurduktan kısa bir süre sonra müvekkilinin bilgisi dahili dışında ... bank adlı özel bir bankadan kredi başvurusu yaptığını, kredi sözleşmesine borçlu olarak hem şirketi, hem kendisini hem de müvekkilini gösterdiğini, müvekkilinin sözleşme altında imzasının bulunmadığını, müvekkilinin ortağı tarafından çekilen kredinin ödenmemesinden bahisle ilgili alacaklı tarafından sözleşme alacağının icraya konulduğunu ve kredi sözleşmesinde adı geçen borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek davanın kabulüne, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının borca dayanak genel kredi sözleşmesinde imzasının olmadığını iddia ettiğini, borçlunun iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dosyaya itiraz etmeyen borçlunun menfi tespit davası açarak borcu ödemeyi geciktirmeye çalıştığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı iddia edilen sözleşme kapsamında ödenmeyen borçların tahsili istemiyle başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı vekiline, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesini sunmak üzere süre verilmiş ise de, davalı vekili tarafından sözleşmenin ibraz edilemediği, ... bank AŞ'den dosyamız kapsamına celp edilen kredi sözleşmesinin yapılan incelemesinde ise davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalasının bulunmadığı belirlenmiştir. Davalı tarafından Bozüyük ... İcra Dairesi ... Esas sayılı sayılı dosyasına konu davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı kredi sözleşmesi ve borç ilişkisi ispat edilmediğinden, davanın kabulü ile davacının Bozüyük ... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ayrıca davalının söz konusu takip yönünden herhangi bir delil ibraz edemediği dikkate alındığında haksız ve kötüniyetli ...