DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2023 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin yönetici ortakların da %50 pay sahibi olan ... ile %25 pay sahibi ... olduğunu, davalı şirket yönetici ortaklarının kendilerine yüklenen kâr dağıtma görevlerini ifa etmediklerini, TTK'nın 227. maddesi ile belirlenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi üzerine müvekkilinin TTK'nın 228. maddesindeki hakkını kullanarak, bilançoda saptanmamış olan kâr payının saptanmasını ve esas sözleşme uyarınca kendisine ödenmesi gereken safi kârın %25inin ödenmesini 22.06.2016 ve 20.03.2017 tarihli ihtarnameler ile talep ettiğini, ancak bu talebin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1442 KARAR NO: 2023/516 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/02/2020 NUMARASI: 2017/1108 Esas 2020/170 Karar DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2023 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette %25 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin yönetici ortakların da %50 pay sahibi olan ... ile %25 pay sahibi ... olduğunu, davalı şirket yönetici ortaklarının kendilerine yüklenen kâr dağıtma görevlerini ifa etmediklerini, TTK'nın 227. maddesi ile belirlenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi üzerine müvekkilinin TTK'nın 228. maddesindeki hakkını kullanarak, bilançoda saptanmamış olan kâr payının saptanmasını ve esas sözleşme uyarınca kendisine ödenmesi gereken safi kârın %25inin ödenmesini 22.06.2016 ve 20.03.2017 tarihli ihtarnameler ile talep ettiğini, ancak bu talebin yönetici ortaklarca yerine getirilmediğini, şirketin 2014 yılında 34.135,04-TL, 2015 yılında 1.026.352,30-TL ve 2016 yılında 514.124,40-TL kâr elde ettiğini, müvekkilinin bu tutarların %25i oranında kazanç elde etmiş gibi gözüktüğünü, davacının vergi beyannamelerinde tahakkuk eden tutarları ödemesinin, şirketten elde ettiği kârın kendisine ödendiğine delil teşkil etmeyeceğini belirterek, şirketin 2014, 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleşen kârından davacıya düşen pay saptanarak şimdilik 10.000-TL'nin avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ISLAH: Davacı vekili 04.02.2020 tarihli dilekçesiyle dava değerini 224.085,16-TL'ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı vekili; şirket kayıtlarında ortak görünen davacının, bugüne kadar şirket lehine herhangi bir emek sarf etmediğini, buna karşılık davacının kâr payının kendisine ödendiğini ve buna ilişkin vergi ödemelerinin de şirket tarafından davacı adına yapıldığını, kâr payı alacağının belli ve davacı tarafından biliniyor olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, şirketin 2013 yılında zarar etmiş olması nedeniyle bu yılın da dikkate alınması gerektiğini, davacının ortaklık haklarından doğan alacaklarının davacı adına yapılan vergi ödemeleri ile ve şirket ve çalışanları tarafından elden ödeme suretiyle ödendiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; TTK'nın 228. maddesindeki düzenlemeye göre, yönetim yetkisi olsun veya olmasın her ortağın, faaliyet dönemi sonunda ortaklık bilançosunun yapılmasını, bu bilançoya göre karın tespitini ve kendisine düşen kar payının ödenmesini isteyebileceği, kollektif ortaklıkta bir ortağın kâr talebini ileri sürmesinin, bilançonun düzenlenmesine veya anonim ve limited ortaklıklarda olduğu gibi, ayrıca bir ort...