Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2020/1474 · K. 2023/517
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1474 K. 2023/517

E. 2020/1474K. 2023/5176 Nisan 2023
genel kurul kararının iptaliiptal kararıbilirkişi raporuiptal davasıeksik incelemekazanılmış hak
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı, davalı ... feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar; Türkiye Kalkınma Bankasından kullandıkları krediler karşılığında davalı şirketin %51 hissesinin 1997 yılında Türkiye Kalkınma Bankasına devredildiğini, 1998 yılında ise bankanın kendi hisselerini satışa çıkarması üzerine hisseler ... tarafından satın alındığını, bu satış ile birlikte bankanın şirketin yönetim kurulunda bulunan üyelerinin istifası üzerine şirketin yönetim kurulunun aile bireylerine geçtiğini, 1998 yılında yapılan satışı müteakiben ... ve ailesi ile Türkiye Kalkınma Bankası arasında başlayan ihtilafların 2004 yılına kadar devam ettiğini, 2004 yılında taraflar arasındaki mevcut ihtilafları sona erdirmek amacıyla sulhen bir anlaşma yapıldığını ve şirkete ...'in kayyım...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1474 KARAR NO: 2023/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2018 NUMARASI: 2011/140 Esas 2018/1106 Karar DAVA: Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2023 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı, davalı ... feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar; Türkiye Kalkınma Bankasından kullandıkları krediler karşılığında davalı şirketin %51 hissesinin 1997 yılında Türkiye Kalkınma Bankasına devredildiğini, 1998 yılında ise bankanın kendi hisselerini satışa çıkarması üzerine hisseler ... tarafından satın alındığını, bu satış ile birlikte bankanın şirketin yönetim kurulunda bulunan üyelerinin istifası üzerine şirketin yönetim kurulunun aile bireylerine geçtiğini, 1998 yılında yapılan satışı müteakiben ... ve ailesi ile Türkiye Kalkınma Bankası arasında başlayan ihtilafların 2004 yılına kadar devam ettiğini, 2004 yılında taraflar arasındaki mevcut ihtilafları sona erdirmek amacıyla sulhen bir anlaşma yapıldığını ve şirkete ...'in kayyım olarak atandığını, kayyımın daveti üzerine 22.12.2004 tarihli genel kurul ile şirketin yeni yönetim denetim kurulu üyelerinin belirlendiğini, bu yönetim kuruluna bankayı temsilen iki üye, özel hissedarları temsilen ise bir üye seçildiğini, zaman içerisinde banka adına yönetim kurulunda görev alanların görevden alınarak yerlerine yeni iki üyenin TTK hükümlerine aykırı olarak seçimle değil atama yoluyla görev aldıklarını, bu tarihten itibaren yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin tüm imza yetkilerini kendi uhdelerinde topladıklarını ve tüm kararların muhalefet şerhli olarak alınmaya başladığını, davalı bankanın sermaye artırma kararının 19.03.2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısıyla yürürlüğe sokulduğunu, bu nedenle İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/286 esas sayılı dosyasında genel kurul kararının iptali için dava açıldığını, mahkemece verilen kararın henüz kesinleşmediğini, her iki dava konusu aynı olup sadece sermaye artışı yapılan dönemlerin farklı olduğunu, her iki genel kurulda bankanın üç temsilcisinin yönetim kuruluna seçildiğini, bu seçimin küçük hissedar olarak kendilerine zarar verme gayesiyle yapıldığını, yine 2007 ve 2009 tarihli genel kurullarda sermaye artışına gidildiğini, TTK'nın 338. maddesi gereği oybirliği gereken bu kararın geçersiz olduğunu, sermaye artış kararlarıyla müvekkillerinin paylarının neredeyse yok edildiğini, yine yönetim ve denetçi raporları ile ticari defterlerin uyumsuzluk gösterdiğini, bilançonun doğruluk esasları ile ekonomik gereklere ve yasa hükümlerine, standart bilanço tipine, tek düzen hesap planına, muhasebe usullerine uyum göstermemesi sebebi ile yönetim kurulu ve denetçi raporlarının görüşülmesine ilişkin gündem maddesinin de iptalinin gerektiğini, 2009 yılı genel ku...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1449 · K. 2023/513

6 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1451 · K. 2023/512

6 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1442 · K. 2023/516

6 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1437 · K. 2023/524

6 Nisan 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2020/1447 · K. 2023/1134

22 Haziran 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E. 2020/1477 · K. 2021/1167

14 Temmuz 2021