Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı Banka nın izmir-Hatay şubesinde davalı banka çalışanı bir arkadaşının tavsiyesi ile hesaplar açtırdığını, davacı risksiz yatırımlarda mevduatını değerlendirmekte iken, arkadaşının bankadaki görevinden ayrılmasından sonra, banka çalışanının ısrarlı aramaları ile yanıltılarak ve kendisine yapılması gereken bilgilendirmeler yapılmadan ya da eksik bilgilendirmeler ile hesabından yurtdışında çıkarılmış yatırım fonları satının alındığını, satın alınan bu fonlar hakkında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1284 KARAR NO: 2023/818 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11.12.2019 NUMARASI: 2013/363 E. - 2019/1297 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı Banka nın izmir-Hatay şubesinde davalı banka çalışanı bir arkadaşının tavsiyesi ile hesaplar açtırdığını, davacı risksiz yatırımlarda mevduatını değerlendirmekte iken, arkadaşının bankadaki görevinden ayrılmasından sonra, banka çalışanının ısrarlı aramaları ile yanıltılarak ve kendisine yapılması gereken bilgilendirmeler yapılmadan ya da eksik bilgilendirmeler ile hesabından yurtdışında çıkarılmış yatırım fonları satının alındığını, satın alınan bu fonlar hakkında müvekkiline yeterli bilgi verilmediğini (hatta banka çalışanlarının da bu fonların bazı özelliklerinden tam bilgi sahibi olmadıklarının e-posta mesajlarından anlaşıldığı) ya da yanlış bilgi verildiğini (örn. anapara korumalı olmayan bir fonun anapara korumalı olduğu şeklinde bilgilendirildiği), davalı banka çalışanlarının bu fiilleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalı banka çalışanlarının fiillerinin Bankacılık Kanununa, Sermaye Piyasası Kanununa ve Tüketici Kanununa aykırı olduğunu iddia edere,, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000 TL tazminat alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davanın Tüketici Mahkemesinde açıldığını ve davanın görev yönüyle reddi gerektiğini, davacının 2007 yılında uğradığı zararı iddia ettiğini ancak bu durumun 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının dava dilekçesinde de bildirdiği üzere müvekkili şirket çalışanları tarafından yatırım önerisinde bulunulmadığını savunarak, davanın reddin karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 2. Tüketici Mahkemesinin 2013/1297 Esas, 2013/1167 Karar ve 16.07.2013 tarihli kararı ile; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevi yönünden reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. İstinaf incelemesine konu karar, dosya kendisine gönderilen görevli mahkemece verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyamız kapsamında alınan ve önceki raporlarla çelişkiyi gideren yukarıda ayrıntılı dökümü yapılan irdeleyici ve hükme elverişli 11/03/2019 tarihli SPK uzmanı, mali müşavir ve bankacı bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda davacı adına davalı Banka tarafından yapılan sermaye piyasası işlemle...