DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı şirketlerin, cari usul hesabı ile çalışıp ambalaj, karton, koli alım-satımı ticari iş ilişkisi içinde olduklarını, davalı-borçlunun davacıdan değişik tarihlerde aldığı ticari malların karşılığı olan bedelleri ödemediğini, faturalara dayalı olan bu bedellerin ödenmemesi üzerine 08/05/2018 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın borcun tamamına haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafın satılan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1370 KARAR NO: 2023/141 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/12/2019 NUMARASI: 2018/681 Esas - 2019/1488 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/02/2023 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı şirketlerin, cari usul hesabı ile çalışıp ambalaj, karton, koli alım-satımı ticari iş ilişkisi içinde olduklarını, davalı-borçlunun davacıdan değişik tarihlerde aldığı ticari malların karşılığı olan bedelleri ödemediğini, faturalara dayalı olan bu bedellerin ödenmemesi üzerine 08/05/2018 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını ve davalı tarafın borcun tamamına haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı tarafın satılan ürünlerin ayıplı mal olduğu iddia ettiğini ancak bu hususun doğru olmadığını, kabul etmediklerini belirterek davalı-borçlu şirketin borca ve takibe itirazının iptali ile takibin devamına, itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan davalı-borçlu aleyhinde alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı taraf arasında yazılı cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı/alacaklı tarafından takip dayanağında cari hesap sözleşmesine dayanılmasına rağmen davada ise faturalara dayandığını, ancak davacı/alacaklının takip dayanağı yapabileceği güçteki belgeye takipte dayanmayarak, var olmayan cari hesap sözleşmesine dayanıp, itirazın iptali davasında faturaya dayanması da genel hükümlere dayanılarak her türlü delille ispat olanağına yanlış anlam vererek ve buna sığınarak, hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğurduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile karşı taraf ile müvekkili arasında cari hesap değil, açık hesap alacağı olduğu düşünülerek faturaların ve ticari defterlerin incelenmesine karar verilse bile müvekkili şirketin davacı/alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı/davacı tarafından teslim edilmeyen mallara ilişkin düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını ki böyle bir ödeme yapılmasının da beklenemeyeceğini, kesinlikle borcu kabul anlamına gelmemekle beraber, dava neticesinde itirazın iptaline karar verilmesi ihtimalinde işin halli muhakemeyi gerektirir nitelikte olduğundan ve ortada likit bir alacak olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirtip davanın reddi ile haksız olarak açılan dava sebebiyle müvekkili lehine %20 oranından az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine k...