DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafalar arasında 2001 yılından bu yana süren bayilik ilişkisinde son olarak 31.12.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bayilik sözleşmesi olarak adlandırılmasına rağmen içeriği yönünden "alt tek satıcılık sözleşmesi" niteliğindeki sözleşme ile müvekkilinin, davalıya ait ürünleri, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki satış noktalarına yeniden satımını üstlendiğini, sözleşmenin 2....
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/911 KARAR NO: 2023/606 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2019 NUMARASI: 2014/573 E. - 2019/961 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafalar arasında 2001 yılından bu yana süren bayilik ilişkisinde son olarak 31.12.2008 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin bayilik sözleşmesi olarak adlandırılmasına rağmen içeriği yönünden "alt tek satıcılık sözleşmesi" niteliğindeki sözleşme ile müvekkilinin, davalıya ait ürünleri, Mersin, Adana, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis illerindeki satış noktalarına yeniden satımını üstlendiğini, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca kapsama dahil olan ürünlerin davalıdan alınmasının zorunlu olduğunu, bu tür ürünlerin rakip işletmelerden satın alınmamasının da taahhüt edildiğini, bu durumun davacı açısından tam bir rekabet yasağı hali olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davalının başka kişilere ürünleri satma imkanı varken ürünleri başka kişilere satılmadığını, müvekkilinin kendi çabasıyla davalıya büyük bir müşteri portföyü kazandırdığını ve fiilen sözleşmeyle belirlenen ürünlerinin tek yetkili satıcısı olarak faaliyet gösterdiğini, ticari ilişkinin devam ettiği 11 yıl boyunca müvekkilinin büyük cirolara ulaştığını ve davalının ürünlerini 1.500 den fazla noktaya ulaştırıldığını, ticari ilişkinin karşılıklı güven ve bilgilerin tam paylaşımı esasına göre geliştiğini, davalının müşteri portföyünün son yıllarda %50'den fazla artırıldığını, müvekkilinin oluşturduğu müşteri portföyünden, sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının yararlanmaya devam edeceğini, davacının, müvekkili sayesinde hedeflenenin üzerinde ciroya ulaştığını, bu kapsamda müvekkilince yeni yatırımlar yapılarak personel istihdam edildiğini, müvekkilinin toplam iş hacminin % 40'ının, sözleşme kapsamında yaptığı satışların oluşturduğunu, davalının herhangi bir neden belirtmeden sözleşmeyi haksız fesih etmesi sebebiyle müvekkilinin ekonomik durumunun ciddi şekilde bozulduğunu, fesih için yasada ön görülen şekilde ihtar gönderilmediğini, sözlü olarak sözleşmenin feshedildiğinin belirtildiğini, daha sonra keşide edilen Beşiktaş ... Noterliğinin 21.01.2013 tarihli ihtarla tarafların mutabakatı ile sözleşmenin fesih edildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin fesihten kaynaklanan haklarından feragat etmediğini, fesih bildiriminin geçersiz olduğunu, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin denkleştirme tazminatı alacağı bulunduğunu ileri sürerek, şim...