Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız olduğunu, takibe konu bonoların taraflar arasındaki açık hesabın teminatı olarak verildiğini, müvekkilinin daha önce ... firmasının şubesi olarak hizmet verirken davalıdan bazı malzemeler aldığını, taraflar arasındaki cari hesap ödemelerinin de davalının banka hesabına yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığı halde davalının elinde bulunan senetleri kötü amaçla takibe koyduğunu ileri sürerek,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/956 KARAR NO: 2023/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2019 NUMARASI: 2017/1164 E. - 2019/1133 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibin haksız olduğunu, takibe konu bonoların taraflar arasındaki açık hesabın teminatı olarak verildiğini, müvekkilinin daha önce ... firmasının şubesi olarak hizmet verirken davalıdan bazı malzemeler aldığını, taraflar arasındaki cari hesap ödemelerinin de davalının banka hesabına yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığı halde davalının elinde bulunan senetleri kötü amaçla takibe koyduğunu ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödenen veya ödenecek miktarın istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, varlığını kabul edilen borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünün kanıtlanması ve davacının iddiası kesin delille kanıtlanması gerektiğini, senetteki malen kaydının ciranta olan müvekkili yönünden bir öneminin bulunmadığını, davacının senetteki imzayı inkar etmediğini, teminat iddiasının da kesin delille kanıtlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 24/10/2016 tarihinde senet alacağı ve faizinden kaynaklanan 9.389,65 TL tutarındaki alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. MK 6. Maddesi gereğince bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Menfi tespit davasında borçlu, borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa bu durumda ispat yükü davalı alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme ile düştüğünü ileri sürüyorsa ispat yükü doğal olarak davacı borçluya düşer. Bonoda bedelsizlik iddiasının ispatı borçluya aittir. Somut olayda, davacı tarafça dava konusu senetlerin açık hesaba teminat olarak verilen senetler olduğu, davacının daha önce ... firmasının şubesi olarak hizmet verdiği ve...