Mahkemesi: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 21/01/2021 Numarası: 2019/233 (E) - 2021/63 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 9/2/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği araç hasar tazminatı zarar sorumlusunun adam çalıştıranından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 22.350,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini; müvekkili şirketin dava konusu kazanın meydana...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2021/1347 Karar No: 2023/246 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 21/01/2021 Numarası: 2019/233 (E) - 2021/63 (K) Davanın Konusu: Maddi Tazminat Karar Tarihi: 9/2/2023 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kasko sigortacısı davacının, dava dışı sigortalısına ödediği araç hasar tazminatı zarar sorumlusunun adam çalıştıranından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 22.350,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesinde öngörülen arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini; müvekkili şirketin dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kazanın oluşumunda davacıya sigortalı araç sürücüsünün ağır kusurunun bulunduğu, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacak derecede yetersiz olduğu, kusur iddialarını kabul etmemekle birlikte müvekkili şirketin %100 kusurlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda gösterilen yedek parça listesinde kazayla ilgisi olmayan hususların bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan inceleme sonunda: Eldeki davanın, ticari davalarda arabuluculuk dava şartının uygulanmasına ilişkin 7155 sayılı Kanunun 20'nci maddesiyle eklenen TTK'nin 5/a maddesinin 19/12/2018 gün ve 30630 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinden önce 29/3/2016 günü açılması, böylece davanın açıldığı tarih itibarıyla ticari işlerde arabuluculuk dava şartını yürürlükte olmadığının anlaşılması karşısında, davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü bu konuya yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Olaydan sonra, sigorta ekspertiz şirketi tarafından düzenlenen raporda kaza nedeniyle hasar gören davacıya kasko sigortalı aracın hasarına, değişmesi gereken parçalara ve yapılması gereken onarıma ilişkin bilgilere yer verilmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise hasar gören araca ait fotoğrafta dikkate alınarak, davaya konu aracın onarılması için gereken yedek parça bedeli ile işçilik bedelinin KDV dahil toplamı belirlenmiştir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22'nci maddesinin 17'nci bendi gereğince, maddî hasarla sonuçlanan trafik kazaları için yetkili sigorta eksperleri tarafından düzenlenmiş, örneği İçişleri Bakanlığınca tespit olunacak rapor, sigorta tazminatının ödenmes...