BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/02/2023 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalılardan ... ile kardeş olduklarını, diğer davalıların davalı ...'in oğlu ve gelini olup, davalı kardeşi adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine davalıların işyeri kurmak için inşaat...
T.C.İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2126 KARAR NO: 2023/347 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/01/2020 NUMARASI: 2013/91 Esas, 2020/61 Karar BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 16/02/2023 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl dava yönünden ve birleşen dava yönünden davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı, davalılardan ... ile kardeş olduklarını, diğer davalıların davalı ...'in oğlu ve gelini olup, davalı kardeşi adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine davalıların işyeri kurmak için inşaat yapmaya karar vermeleri üzerine kendisinden borç para istediklerini, 27/05/2002 tarihli geri ödemeye ilişkin protokol ile davalılara 66.312 Euro ve 5.804dolar borç verdiğini ayrıca davalıların bankadan kredi almaları için nakdi kefalet verdiğini, davalılardan ... adına çekilen kredi borcunun geri ödenmemesi nedeniyle bankanın alacağını 109.891.000,00 TL olarak hesaplarından tahsil ettiğini, davalıların borçlarına karşılık verdikleri çekleri ödemediklerini iddia ederek 66.312 Euro, 5.804 Dolar, ödenmeyen çekler ile 109.891.000,00 TL'nın 07/11/2002 tarihinden faizleri ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılar davacı ile aralarında düzenlenen protokol ile alacağın nasıl ödeneceğinin düzenlendiğini, protokolde yazılı olmamasına rağmen davacının çekler ile takipler başlattığını, hem protokol düzenlenip hem de protokoldeki ödeme tarihleri ile aynı tarihli çekler verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, diğer alacak kaleminin dayanağı bulunmadığından davanın reddini; talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ...'in sağlığında abisi olan davalılardan ... ve yeğeni ... ile onun eşi ...'e duymuş olduğu güvenle kendilerine borç para verdiğini, kredilerinde kendilerine garantör olduğunu, ancak borçların geri ödenmediğini, müvekkillerinin murisinin davalılara 27.05.2002 tarihli protokolde belirtilen 66.312 Euro ve 5.804 Amerikan doları borç verdiğini, faiz miktarını belirleyip borcu taksitlendirdiklerini, bu borçların da ödenmediğini, murisin davalıların bankadan kredi almalarını sağlamak amacıyla bankada mevcut toplamda 74.500 USD döviz hesaplarına rehin konmasına muvafakat ettiğini, fakat borçluların murisin bütün ikazlarına...