DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Tescili Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 tarih ve 2016/145 E. - 2017/488 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine 41. sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden, dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı Şirketin redde mesnet marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, "..." ibaresinin gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili bulunduğunu, bu hususların yargı kararları ile de sabit...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1600 - 2023/34 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1600 KARAR NO : 2023/34 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2017 NUMARASI : 2016/145 E. - 2017/488 K.
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI VEKİLİ : DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/12/2017 tarih ve 2016/145 E. - 2017/488 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli marka başvurusunun, davalı Şirketin itirazı üzerine 41. sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden, dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı Şirketin redde mesnet marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, "..." ibaresinin gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili bulunduğunu, bu hususların yargı kararları ile de sabit olduğunu, dava konusu markanın zaten müvekkil adına tescilli bulunduğunu, markaların karıştırılmayacağını," müvekkilinin "... ..." ibaresini 1960 yılından beri fiilen kullandığını, anılan ibarenin müvekkili ile özdeşleştiğini ileri sürerek, YİDK'ın 2016-M-397 sayılı kararının iptalini, başvurunun tescili istenen tüm hizmetler yönünden tescilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı lehine verilmiş bir yargı kararı olmadığını, müvekkilin yıllardır "... ibareli" tescilli markalarını kullandığını, dava konusu markanın müvekkilinin markası ile karıştırılma olasılığı bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru "..." ile redde mesnet ... sayılı ve "... ... " ibareli markaları arasında, başvuru kapsamından çıkarılan 41. sınıf hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, davacının, dava konusu ibare üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı Şirketin "..." ibareli marka tescillerinin ve kullanımlarının kötü niyet ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, anılan ibare üzerinde gerçek ve üstün hak sahibinin müvekkili olduğunun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen mahkeme kararları ile sabit bulunduğunu, ilk derece mahkemesince bu iddiaları bakımından bir gerekçe oluşturulmadığını, davalı Şirketin idari ve hukuki boşlukları kötü niyetle kullandığını, davalı Şirketin "..." ibareli markaları hakkında açılan davalar sonucu verile...