Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde/duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İstemci vekili müvekkilinin ortağı bulunduğu.... Şti.'nin ortağı ve şirket borçlarına müteselsil borçlu ve kefil olduğunu ileri sürerek konkordato hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince davacı borçlunun ... Bankası ile konkordato projesinde öngörülenin dışında farklı vadelendirme ve faiz işletilmesini içerir protokol adı ile vadelendirme anlaşmaları imzaladığı görülmüştür. Sözü edilen alacaklılar arasında protokollerle ayrıcalıklar ve farklılıklar yaratılmış, ancak bunların...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1410 - 2023/309 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/1410 KARAR NO : 2023/309
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 19.04.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/395 E., 2021/424 K. DAVACI : VEKİLİ : Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde/duruşmalı yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İstemci vekili müvekkilinin ortağı bulunduğu.... Şti.'nin ortağı ve şirket borçlarına müteselsil borçlu ve kefil olduğunu ileri sürerek konkordato hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmiştir. İlk derece mahkemesince davacı borçlunun ... Bankası ile konkordato projesinde öngörülenin dışında farklı vadelendirme ve faiz işletilmesini içerir protokol adı ile vadelendirme anlaşmaları imzaladığı görülmüştür. Sözü edilen alacaklılar arasında protokollerle ayrıcalıklar ve farklılıklar yaratılmış, ancak bunların giderilmesi için ek öneriler getirilmemiştir. Söz gelimi bir alacaklıya daha kısa, diğerine daha uzun taksit süreleri tanınmış fakat uzun süreli taksit önerilen alacaklının zamana göre faiz, enflasyon, tahsil edilememe gibi risklerinin giderilmesi için bir ek önlem gösterilmemiştir. Tüm bunlar dikkate alındığında davacı ile aralarında tek tek anlaşma belgesi düzenleyen alacaklılar yönünden yapılan incelemede alacaklıların konkordato projesinde ön görülen 1 yıllık ödemesiz dönemi beklemeden borç ödenmesine başlanacağı, yine kararlaştırılan vadelendirme dönemi içinde faiz işlemeye devam edeceği görülmekte olup, bu anlaşma ve vadelendirmeler ilgili alacaklının lehine, diğer alacaklıların ise aleyhinedir ve bu nedenle de alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini bozacak niteliktedir. Davacının sunmuş olduğu konkordato ön projesindeki takvime uygun hareket etmeden bir kısım alacaklılar ile protokoller imzalayarak alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi ve her alacaklıya garameten yahut eşit taksit sayısı ile ödeme yapılması kuralına aykırı hareket ettiği ortadadır. Yukarıda sözü edilen bazı alacaklılarla yapılandırmaların mahkememizin denetiminde gerçekleştiği söylenemez. Zira mahkeme konkordato komiserini atamakla onun hukuka uygun biçimde davranacağı konusunda bir öngörüden hareket eder. Komiserin, borçlunun açıkça hukuka aykırı işlemlerine göz yumması ya da destek olması mahkememizin bunları tasvip ettiği anlamında yorumlanamaz. İcra ve İflas Kanunu'nun 308/d maddesindeki düzenlemenin sadece tenzilat konkordatoları için uygulanacağına dair ne yasalarda ne...