Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine HMK m. 352 gereğince yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili 05.02.2016 tarihli vergi inceleme raporunda davacının 2013 aralık KDV vergilendirme döneminden 2014 Ocak KDV vergilendirme dönemine devreden KDV tutarının 15.038,28 TL olarak dikkate alınm ası gerekirken 22.291,19 TL olarak dikkate alınması nedeniyle 7.194,13 TL'nin re'sen tarhına ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesine karar verildiğini, vergi asıl tutarının 8.961,92 TL ve katsayı tutarı ile toplam 9.365,21 TL'ye ulaşan borcun altı aylık vadeler ile taksitlendirildiğini, kesilen bu vergi farkının davalıya verilen sağlık hizmeti faturalarına ait olduğunu, işgücü...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2019/1189 - 2023/291 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2019/1189 KARAR NO : 2023/291
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 05.04.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/663 E., 2019/333 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine HMK m. 352 gereğince yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : Davacı vekili 05.02.2016 tarihli vergi inceleme raporunda davacının 2013 aralık KDV vergilendirme döneminden 2014 Ocak KDV vergilendirme dönemine devreden KDV tutarının 15.038,28 TL olarak dikkate alınm ası gerekirken 22.291,19 TL olarak dikkate alınması nedeniyle 7.194,13 TL'nin re'sen tarhına ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesine karar verildiğini, vergi asıl tutarının 8.961,92 TL ve katsayı tutarı ile toplam 9.365,21 TL'ye ulaşan borcun altı aylık vadeler ile taksitlendirildiğini, kesilen bu vergi farkının davalıya verilen sağlık hizmeti faturalarına ait olduğunu, işgücü kapsamında temin edilen hizmet bedeli olarak yazılması gerekirken yüzde on sekiz sağlık hizmeti olarak tanzim edildiği için KDV oranının yüzde sekiz olarak hesaplandığını, bu nedenle müvekkilinin rücu alacağının tahsili amacıyla 9.163,85 TL tutarında icra takibi başlattığını bildirerek davalının itirazı ile durdurulan bu takibe yönelik yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davacının dava dilekçesi ile birlikte delillerini sunmadığını, sonradan sunulmasına muvafakat etmediklerini; davacının vergi mükellefi olarak kendi yapmış olduğu hatadan dolayı rücu hakkının bulunmadığını, vergi suçundan da şahsilik ilkesi olduğundan müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının vergi raporunu herhangi bir yargı denetimine başvurmadan kabul edip belirtilen bedelin ödediğini, bu nedenle raporun mevzuata uygun olup olmadığının dahi belli değilken davalıya rücu edilmesinin hukuka uygun olmadığını, 6736 sayılı yasa kapsamındaki yapılandırmanın yalnızca uyuşmazlık konusu eksik KDV belinin değil yanıltıcı belgelerle bütün KDV tutarını da kapsadığını, bu nedenle tüm bedel için rücunun da doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...İcra takibine konu edilen faturalar incelenmekle satış işlemi KDV dahil bedel belirlemek suretiyle değil, KDV'nin bedele ilaveten ödenmiş olduğu görülmektedir. Ayrıca, Katma Değer Vergisi Kanununun 8/1-a maddesi uyarınca vergi mükellefi KDVye tabi işlemi yapan ise de, yükümlüsü alıcıdır. Davacının vergi mük...