DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.08.2014 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalının 04.02.2015 tarihinde acentelik ilişkisini tescil ve ilan ettirdiğini, acentelik ilişkisi süresince müvekkilinin Dask, Ferdi Kaza, Hukuksal Koruma, Kasko, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Muhtelif Kaza Sigortası, Sağlık Sigortası, Yangın Sigortası sözleşmelerine aracılık ettiğini, sigorta sektöründe tacir olan müvekkilinin tecrübe ve müşteri kitlesi ile davalı şirkete...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/443 KARAR NO: 2023/188 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21.10.2019 NUMARASI: 2017/495 E. - 2019/933 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.08.2014 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalının 04.02.2015 tarihinde acentelik ilişkisini tescil ve ilan ettirdiğini, acentelik ilişkisi süresince müvekkilinin Dask, Ferdi Kaza, Hukuksal Koruma, Kasko, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Muhtelif Kaza Sigortası, Sağlık Sigortası, Yangın Sigortası sözleşmelerine aracılık ettiğini, sigorta sektöründe tacir olan müvekkilinin tecrübe ve müşteri kitlesi ile davalı şirkete önemli ölçüde menfaatler sağladığını, müvekkilinin aracılık faaliyetlerini devam ettirirken ve henüz sözleşme süresi dolmamışken davalı şirketin 23.06.2016 tarihli fesih ihbarı ile tek taraflı olarak haksız şekilde tebliğden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere sözleşmeyi feshettiğini, davalının aynı gün gönderdiği yazı ile ZMMS poliçelerinde komsiyon tutarını 5%'e düşürdüğünü, ihtarın 29.06.2016 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin aracılık hizmetleri nedeniyle davalının önemli ölçüde menfaat elde ettiğini ve elde ettiği bu menfaatlerin halen devam ettiğini, müvekkilinin acentelik süresince yaklaşık 4.000 adet poliçe ürettiğini, bu poliçelerin büyük kısmının yeni müşterilerle yapıldığını, davalının portföyüne yeni müşteriler katıldığını, davalının fesih sonrası müvekkilinin temin ettiği müşterilere poliçe düzenlediğini, TTK'nın 122. ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 23/16.maddesi hükümleri gereğince portföy tazminatı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, sonradan artırılmak üzere 10.000,00 TL portföy tazminatının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporunun ibrazından sonra belirsiz alacak davası şeklinde ileri sürdüğü denkleştirme tazminatı talebini 13.09.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 151.307,48 TL artırarak 161.307,48 TL'sına yükseltmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkilince TTK'nın 121/1. maddesi gereğince tebliğden itibaren üç ay sonra hüküm doğurmak üzere feshedildiğini, belirtilen süre sonunda acentenin işlem yapma yetkisinin sonlandırıldığını, davacı taleplerinin feshin haksız olması koşuluna bağlı olduğunu, oysa müvekkilinin kanun hükümlerine uygun hareket ederek sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, sözleşmenin haksız feshedildiği kabul edilse dahi ...