Mahkemesi: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Ara Karar Tarihi: 22/9/2022 Numarası: 2022/678 (E) Davanın Konusu: Maddi ve manevi tazminat Karar Tarihi: 6/12/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın yönetimindeki otomobil ile müvekkili davacı ...'nın yönetimindeki motosiklete çarpması suretiyle adı geçen davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 750,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'dan tahsiline, davalı sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Dosya No: 2022/2368 Karar No: 2022/2153 İncelenen Kararın Mahkemesi: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi Ara Karar Tarihi: 22/9/2022 Numarası: 2022/678 (E) Davanın Konusu: Maddi ve manevi tazminat Karar Tarihi: 6/12/2022 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'ın yönetimindeki otomobil ile müvekkili davacı ...'nın yönetimindeki motosiklete çarpması suretiyle adı geçen davacının yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 750,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ...'dan tahsiline, davalı sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 22/9/2022 tarihli ara kararıyla; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilen tazminatın ödenmemesi durumunda hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı ve manevi tazminat istemiyle açılan davadada, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.HMK'nin 33'üncü maddesine göre hâkim, Türk hukukunu kendiliğinden uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir anlatımla hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Öncelikle belirtmek gerekir ki, HMK'nin 389'uncu maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacının eldeki davayı trafik kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesi amacıyla açtığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık konusunun "para" olduğu gözetildiğinde, davacı vekilinin "ihtiyati tedbir" biçimindeki talebinin, ...