Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 28.02.2012 tarihli sözleşme ile davalıdan lazer cihazı satın aldığını, bedelinin peşin ödendiğini ve karşılığında 02.04.2012 tarihli faturanın düzenlendiğini, ancak cihazın ayıplı çıktığını ve kullanılamadığını, cihazın kullanılmaya başlandıktan kısa bir süre sonra arızalandığını, kullanım amacına uygun çalıştırılamadığını ve son derece zor şartlarda kapasitesinin %10u ile iş üretmeye başladığını, zira her iki dakikada bir 3-4 dk süre ile durmakta, tekrar çalışması için soğumasının beklenmekte olduğunu, ayrıca safir oksitlenmesi nedeniyle ciltte yanıklara sebep olduğunu, müvekkilinin defalarca davalıyı aramasının ise sonuç vermediğini, teknik servislerin de cihazı onaramadığını, bunun üzerine...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1555 KARAR NO: 2022/1425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/03/2022 NUMARASI: 2020/114 Esas - 2022/212 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/10/2022 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin 28.02.2012 tarihli sözleşme ile davalıdan lazer cihazı satın aldığını, bedelinin peşin ödendiğini ve karşılığında 02.04.2012 tarihli faturanın düzenlendiğini, ancak cihazın ayıplı çıktığını ve kullanılamadığını, cihazın kullanılmaya başlandıktan kısa bir süre sonra arızalandığını, kullanım amacına uygun çalıştırılamadığını ve son derece zor şartlarda kapasitesinin %10u ile iş üretmeye başladığını, zira her iki dakikada bir 3-4 dk süre ile durmakta, tekrar çalışması için soğumasının beklenmekte olduğunu, ayrıca safir oksitlenmesi nedeniyle ciltte yanıklara sebep olduğunu, müvekkilinin defalarca davalıyı aramasının ise sonuç vermediğini, teknik servislerin de cihazı onaramadığını, bunun üzerine davalıya gönderilen ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, ardından mahkemeden tespit talebinde bulunulduğunu ve tespit raporu ile cihazın ayıplı olduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek cihazın davalıya iadesi ile 32.400-Euronun dava tarihindeki karşılığı olan 97.200-TLnin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; cihazın ayıplı olmadığını, cihazın sorunsuz bir şekilde davacıya teslim edildiğini ve gerekli bilgi ve eğitimlerin verildiğini, cihazın sözleşme tarihinden önce davacıya teslim edildiğini, ancak davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, ayıp kabul edilse bile açık ayıp niteliğinde olduğunu, dava konusu cihazın kullanımından kaynaklanan ve belirli parçaların sarf malzemesi olarak kullanım ömrü belirli bir süreyle sınırlı olan parçaların değişiminin ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, arızanın nedeninin tespitinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece ilk olarak 09/04/2018 tarihli kararı ile, talimat yoluyla alınan 24/08/2015 tarihli bilirkişi raporunun kesin kanaat verici nitelikte olmadığından 19/12/2013 tarihli değişik iş sayılı dosyadaki bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda davaya konu makinedeki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve davalı yanca bu ayıbın tamirle giderilmediği, bu bakımdan davacının sözleşmeyi feshederek ödemiş olduğu bedelin iadesini talep etmesinin kanuni şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın istinafı üzerine Dairemizin 23/01/2020 tarihli 2018/1752-2020/89 sayılı kararıyla; gerek tespit raporu gerekse talimat yoluyla aldırılan bilirkişi raporunun denetime açık ve hükme esas...