DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/10/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının senetten kaynaklı alacağı sebebiyle İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/193 D.iş sayılı kararı ile müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve daha sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü esas icra takibine geçtiğini, müvekkili hakkında başlatılan ihtiyati haciz ve icra takibinde tüm şahsi ve ticari faaliyetini durduracak şekilde hakkında haciz ihbarnameleri gönderilerek banka hesaplarına bloke konulduğunu, taşınır ve taşınmaz mallarının haczedildiğini, cebri icra tehdidi altında bulunan davacının anlaşma yoluna giderek sözleşme imzalamak...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/1367 KARAR NO: 2022/1393 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/12/2018 NUMARASI: 2016/38 E. - 2018/1446 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/10/2022 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının senetten kaynaklı alacağı sebebiyle İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/193 D.iş sayılı kararı ile müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve daha sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü esas icra takibine geçtiğini, müvekkili hakkında başlatılan ihtiyati haciz ve icra takibinde tüm şahsi ve ticari faaliyetini durduracak şekilde hakkında haciz ihbarnameleri gönderilerek banka hesaplarına bloke konulduğunu, taşınır ve taşınmaz mallarının haczedildiğini, cebri icra tehdidi altında bulunan davacının anlaşma yoluna giderek sözleşme imzalamak zorunda kaldığını, 12 adet bono halinde toplam 312.000 TL yi davalıya ödemek zorunda kaldığını, takibe konu bono ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, zira müvekkilinin ne davalıyı ve ne de cirantayı tanımadığını, müvekkili ile aralarında gerek ticari gerekse başkaca bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı ... ile aralarındaki güvene dayalı olarak yardımcı olmak amacıyla senetler verdiğini, bu senetlerden 16.02.2004 tanzim tarihli senedin üzerinin doldurularak ve aradan 8 sene geçtikten sonra icraya konulduğunu, dava konusu senedin bu senet olduğunu, müvekkilinin borcu olmayan bir senet takibi için anlaşma yapmaya zorlandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını, davalı ile cirantanın eylemlerinin muvazaalı olduğunu, müvekkilinin vermiş olduğu 12 adet senedi ödediğini, dava dışı kişi ile görüşmesinde konuya çözüm getirilmediğinden en son senedin vade tarihi olan 05.06.2013 tarihli ödemeyi yaptıktan sonra bu davayı açtığını beyanla, taraflar arasında imzalanan sulh sözleşmesinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra tehdidi altında ödediği 312.000 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ikrah bulunmadığını, serbest irade ile anlaşma ve ödeme yapıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının davadaki taleplerinin çelişkili olduğunu ve davacının açıklamada bulunması gerektiğini, taraflar arasında ikrah olmadığını, davacının serbest iradesi ile Sulhname'yi imzaladığını, Sulhname'den davacının aşırı yarar sağladığını, zira borcunu yarı yarıya daha az ve bir yıl kadar vadeye yayarak ödeme imkânına kavuştuğunu, davacı takipler sebebiyle müzayaka altında kalmış ise bu savını i...