Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkiline borçlu bulunduğu aidat tutarını ödemediği gerekçesiyle Kanunda belirtilen şartlara uyulmadan iki defa noterden ihtar çekildiğini, daha sonra 20.10.2017 tarih ve 14 sayılı yönetim kurulu kararıyla ihracına karar verildiğini, müvekkilinin ihtarnamelerde yazılı miktarda aidat borcu bulunmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, ihtarnamelerde aidat miktarı ve faiz oranına ilişkin açıklık bulunmadığını, yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2018 ESAS-KARAR NUMARASI : ...
Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkiline borçlu bulunduğu aidat tutarını ödemediği gerekçesiyle Kanunda belirtilen şartlara uyulmadan iki defa noterden ihtar çekildiğini, daha sonra 20.10.2017 tarih ve 14 sayılı yönetim kurulu kararıyla ihracına karar verildiğini, müvekkilinin ihtarnamelerde yazılı miktarda aidat borcu bulunmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, ihtarnamelerde aidat miktarı ve faiz oranına ilişkin açıklık bulunmadığını, yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile TBK'nın 88 ve 120. maddeleri uyarınca hesaplamaların yanlış olduğunu, müvekkilinin 1. ihtarnameden sonra ana para borcu ile olması gereken faizi ödediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; ihtarnamelerin Yasaya, ana sözleşmeye ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, yönetim kurulu kararlarının genel kurul kararlarına uygun olduğunu, davacının katıldığı genel kurullarda kararlara ihtirazı kayıt eklemediğini, faiz oranı indiriminin borcunu gecikme faizi ile ödeyen diğer kooperatif üyelerine haksızlık teşkil edeceğini, 2016 yılı genel kurulunda borcunu ödemeyen üyelerin hisselerinin kooperatif tarafından 35.000,00 TL bedel karşılığında satın alınması kararı alınmış olup davacı üyenin bu hususa yanaşmadığını, diğer taraftan kooperatiflerin TTK'nın 124. maddesinde ticaret şirketleri arasında sayıldığını, kooperatifin işlerinin ticari iş olmasının doğal sonucu olarak genel kurulunda almış olduğu kararla aidat borçlarına ilişkin olarak belirleyeceği gecikme zammını istediği oranda kararlaştırma hakkı bulunduğunu, faiz oranlarının fahiş veya hukuka aykırı olmadığını, davacının yıllardır aidat borçlarını aksattığını, hukukun hiç bir zaman haksızı korumayacağını, davacı tarafından ihtirazi kayıt koyulmaksızın gerçekleştirilen kısmi ödemenin borcu kabul niteliği taşıdığını, davacının iddiasının aksine ikinci ihtarnamenin tebliğinden sonra 09.10.2017 tarihinde ödeme yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece Mahkemesince; "Toplanan deliller ve dosya içeriği birli...