Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 28/11/2012 tarihinde düzenlenen 250.000,45 TL lik azami miktarlı kefalet sözleşmesine dayanarak İzmir 2.İcra müd. 2015/16037 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını takibin kesinleştiğini davalı banka tarafından müvekkilin yapmış olduğu bazı devir işlemlerinin iptali için İzmir 2. Asliye Hukuk Mah 2016/296 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 2012 tarihli kefalet sözleşmesinin TBK 583 ve devam maddelerinde ki şartları taşımadığını sözleşmede ki yazının müvekkilinin el yazısı olmadığını ancak imzanın müvekkile ait olduğunu bu nedenle müvekkili ile davalı banka...
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2019/2062 KARAR NO : 2022/1628 KARAR TARİHİ: 20/10/2022
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2019 NUMARASI : 2018/1045 Esas ve 2019/649 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BAM KARAR TARİHİ : 20/10/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/10/2022 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine 28/11/2012 tarihinde düzenlenen 250.000,45 TL lik azami miktarlı kefalet sözleşmesine dayanarak İzmir 2.İcra müd. 2015/16037 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını takibin kesinleştiğini davalı banka tarafından müvekkilin yapmış olduğu bazı devir işlemlerinin iptali için İzmir 2. Asliye Hukuk Mah 2016/296 esas sayılı dosyasında dava açıldığını, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 2012 tarihli kefalet sözleşmesinin TBK 583 ve devam maddelerinde ki şartları taşımadığını sözleşmede ki yazının müvekkilinin el yazısı olmadığını ancak imzanın müvekkile ait olduğunu bu nedenle müvekkili ile davalı banka arasındaki kefalet sözleşmesinin kanunda aranan şartları taşımaması nedeniyle baştan itibaren hükümsüz olduğunu ve davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan İzmir 2. İcra müd. 2015/16037 esas sayılı dosyasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "...davacı taraf her ne kadar taraflar arasında daha önce imzalanan 28/11/2012 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olan 14/05/2015 tarihli sözleşmeye dayanılamayacağını ana sözleşme olan 28/11/2012 tarihli kefaletin açıkça kanuna aykırı olduğunu bildirmiş ise de davalı tarafın takibe dayanak ettiği kredi sözleşmesinin 2015 tarihli kredi sözleşmesi oludğu ve bu kredi sözleşmesinin altında ki yazı ve imzanın davacının eli ürünü olduğu ve bu sözleşmenin önce ki sözleşmenin devamı niteliğinde değil ayrı bir sözleşme olarak düzenlendiği ve davacının bu sözleşmeyi kendi el yazısı ile doldurarak imzaladığı alınan bilirkişi raporundan da anlaşıldığından davanın reddi gerektiği..." şeklinde karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olan 28/11/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin kefalete ilişkin hükümlerinin TBK 583 maddesi kapsamında geçersiz olduğu ve 14/05/2015 tarihli sözleşmenin ise yapılandırma sonrası yapılması sebebi ile şekil şartlarını taşısa dahi ana sözleşmenin devamı niteliğinde olduğundan kefaletin geçersiz olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355 maddesi ...