Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uymadığını ve müvekkilini zarara uğrattığını,asansör yapımına başlamış olmasına rağmen ruhsat başvurusunda da bulunmadığını, davalının işi eksik bırakmış olmasına rağmen müvekkilinden alacak talebinde bulunduğunu, sözleşmeye ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/46 KARAR NO: 2021/1626 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/02/2018 NUMARASI: 2014/505 Esas, 2018/198 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 15/09/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uymadığını ve müvekkilini zarara uğrattığını,asansör yapımına başlamış olmasına rağmen ruhsat başvurusunda da bulunmadığını, davalının işi eksik bırakmış olmasına rağmen müvekkilinden alacak talebinde bulunduğunu, sözleşmeye ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin zararının tazmini için başlatılan icra takibinin ise davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirket için şahıs asansörü imal ettiğini ve yapmış olduğu işe karşılık düzenlediği 23.010,00 TL tutarlı faturayı davacıya tebliğ ettiğini, davacı tarafça bakiye 2.072,16 TL borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davacının haksız itirazı ile durduğunu ve bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bu davaya konu icra takibinin ise dayanağının gösterilmediğini, davacının eksik iş iddiasını ispat etmesi gerektiğini, kaldı ki söz konusu eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğunu, ancak davacının yasal sürede ayıp ihbarında bulunmadığını, ayrıca teklif formuna göre ruhsat harçlarının davacı tarafça karşılanacağını, bu harçlar yatırılmadığı için asansörün proje tasdik ve ruhsat müracaatının yapılamadığını, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, dava ve icra takibi konusu olup 2009/235 D. İş sayılı dosyada bilirkişi tarafından KDV dahil 295,00 TL olarak belirlenen eksik iş bedelinin taraflar arasında halen ve dava tarihinde derdest olan İstanbul Anadolu 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1047 Esas sayılı dosyasında dava konusu olmakla davacı tarafın bu alacak talebi yönünden takip yapması ve dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı, dava ve takip konusu yapılan 3.140,00 TL ayıplı işler bedeli ve bu bedelin 565,00 TL tutarındaki KDV'si, 2.000,00 TL avukatlık ücreti ve 382,14 TL değişik iş dosyası yargılama gideri istemi yönünden ise davacı taraf...