DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkilinin davalının tek başına ortağı olduğu şirkette 06/02/2006 tarihinden 23/02/2015 tarihine kadar muhasebe elemanı olarak çalıştığını, davalının işlerinin bozulması sebebiyle müvekkili ve diğer çalışanlarına asabi tavırlar sergilediğini, bunun üzerine müvekkilinin işten ayrılmaya karar verdiğini, davalının 23/02/2015 tarihinde sabah şirkete gelerek müvekkiline hakaret edip şiddet uyguladığını, odanın kapısını kilitleyerek şahsi cep telefonuna el koyduğunu, ayrıca masa üzerine bir takım belgeler...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2018/3363 Esas KARAR NO: 2021/1343 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/03/2018 NUMARASI: 2017/473 2018/225 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 01/07/2021 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkilinin davalının tek başına ortağı olduğu şirkette 06/02/2006 tarihinden 23/02/2015 tarihine kadar muhasebe elemanı olarak çalıştığını, davalının işlerinin bozulması sebebiyle müvekkili ve diğer çalışanlarına asabi tavırlar sergilediğini, bunun üzerine müvekkilinin işten ayrılmaya karar verdiğini, davalının 23/02/2015 tarihinde sabah şirkete gelerek müvekkiline hakaret edip şiddet uyguladığını, odanın kapısını kilitleyerek şahsi cep telefonuna el koyduğunu, ayrıca masa üzerine bir takım belgeler koyarak zorla imzalamasını, aksi halde ölümle tehdit ettiğini, müvekkilinin tehdit ve zorlama altında senedi imzaladığını, konuyla ilgili 10/03/2016 tarihinde suç duyurusunda bulunduklarını, ayrıca davalının müvekkilinden dairesinin tapusunu ve 81.000 USD'sini aldığını belirterek dava konusu 500.000 TL bedelli senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %20 oranında tazminatla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının müvekkiline ait işyerinde yapmış olduğu dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik eylemlerinin ortaya çıkması sonuncu iş akdinin feshedildiğini, ancak uğrattığı zararın miktarının tespiti açısından şirkette 15 gün çalıştığını, daha sonra hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma sonunda davacı ve eşi hakkında Bakırköy 13.Ağır Ceza Mahkemesinde açılan davanın halen devam ettiğini, ayrıca davacının suçunu ve müvekkiline uğrattığı maddi zararları kabul ettiğini, bu nedenle müvekkili hakkında açılan soruşturma sonunda takipsizlik kararı verildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere göre; davanın zor kullanılarak tehditle alınan bonodan dolayı menfi tespit davası olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 39.maddesi uyarınca irade bozukluğu sebebiyle sözleşmeyi imzalayan tarafın aldatmayı öğrendiği tarihten itibarin bir yıl içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını beyan etmediği takdirde sözleşmeyi kabul etmiş sayılacağı, davacının bononun 23/02/2015 tarihinde düzenlendiğini iddia ettiği, 10/03/2015 tarihinde şikayette bulunduğu, eldeki davayı ise 15/02/2017'de açtığı, davacının şikayette bulunduğu tarih itibariyle korkunun etkisinin geçmiş sayılması ve bir yıllık hak düşürücü sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerek...