Davacı vekili dava dilekçesi ile; ihyasını talep ettikleri "...LTD. ŞTİ." aleyhine İst. Anadolu 20. İş Mahkemesi 2013/748 E. sayılı dosyasında hizmet tespit davası açtıklarını, 01/02/1998-01/10/2008 tarihleri arasında müvekkilinin kesintisiz çalışmasının tespit edildiğini, mahkemece verilen kararın temyizi üzerine ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay 10. H.D'ince bozulduğunu, bozma sonrası davalı adına çıkartılan davetiyenin tebliğ edilememesi üzerine davalı şirketin sicilden tasfiye sonucu terkin edildiğini öğrendiklerini, bu sebeple İş Mahkemesince şirketin ihyasına dair dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek, bu dosyada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun yapılan tasfiyenin geçerli olduğunu, davacının tasfiyeye süresinde itiraz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2017/1035 KARAR NO : 2018/136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/09/2017 NUMARASI : 2017/587 2017/650 DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; ihyasını talep ettikleri "...LTD. ŞTİ." aleyhine İst. Anadolu 20. İş Mahkemesi 2013/748 E. sayılı dosyasında hizmet tespit davası açtıklarını, 01/02/1998-01/10/2008 tarihleri arasında müvekkilinin kesintisiz çalışmasının tespit edildiğini, mahkemece verilen kararın temyizi üzerine ilk derece mahkemesi kararının Yargıtay 10. H.D'ince bozulduğunu, bozma sonrası davalı adına çıkartılan davetiyenin tebliğ edilememesi üzerine davalı şirketin sicilden tasfiye sonucu terkin edildiğini öğrendiklerini, bu sebeple İş Mahkemesince şirketin ihyasına dair dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek, bu dosyada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun yapılan tasfiyenin geçerli olduğunu, davacının tasfiyeye süresinde itiraz etmediğini, davanın haksız olduğunu, davanın zamanaşımı ve süre yönünden reddi gerektiğini, hiçbir faaliyeti olmayan şirketin tasfiyesinin zorunlu hale geldiğini, ihya davası diye bir davanın bulunmadığını belirterek davanın esastan reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi; TTK 547/1.maddesinde ek tasfiye işlemlerinin düzenlendiği, uygulamada bu dava türünün ihya davası olarak nitelendirildiği, bu davanın açılmasına zaman aşımının öngörülmediği, davacı tarafından davalı aleyhine iş mahkemesinde dava açıldığı, davanın görülmesi ve davanın sonucunda verilecek karar sonrası infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasında zorunluluk bulunduğu, ihya davasının açıldığı tarihte davalının tasfiye memuru olarak görev ifa ettiği belirtilerek, davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve davalının ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memuru olarak atanmasına karar vermiştir. Bu karara karşı davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacının ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira iş mahkemesinde yürüyen davanın hizmet tespiti davası olup bu dosyadaki davacının davasını ispat etmiş olsa dahi infaz aşamasında bu durumu SGK'dan talep edileceğini ve sigortalılığını sağlayacağını, akabinde müvvekkili ile SGK arasında uyuşmazlık çıkacağını, bu sebeple iş mahkemesindeki dosya için şirketin ihyasının gerekli olmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK 547. maddesi gereğince, tasfiyesine karar verilmiş bulunan şirketin ek tasfiye işle...