Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ve dava dışı ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın, yıkama işlemi için 06/02/2014 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, işlem sonucunda aynı gün yıkama şirketi elemanlarınca aracın sahibine teslimi sırasında yolda meydana gelen kazada, aracın hasarlandığını, hasar bedeli olan 19.833,00-TL'nin 06/03/2014 tarihinde sigortalıya ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, sigortalısının zararına neden olan davalıdan ödenen tazminat miktarının ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevabında özetle; yıkama işi ile iştigal eden vekil edeni şirketin, araç...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F MAHKEMESİ K A R A R I DOSYA NO: 2017/1803 KARAR NO : 2019/547 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2017 NUMARASI : 2015/175 E.-2017/635 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/03/2019 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni şirket nezdinde kasko sigortalı bulunan ve dava dışı ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın, yıkama işlemi için 06/02/2014 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, işlem sonucunda aynı gün yıkama şirketi elemanlarınca aracın sahibine teslimi sırasında yolda meydana gelen kazada, aracın hasarlandığını, hasar bedeli olan 19.833,00-TL'nin 06/03/2014 tarihinde sigortalıya ödenmek zorunda kalındığını ileri sürerek, sigortalısının zararına neden olan davalıdan ödenen tazminat miktarının ödeme tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevabında özetle; yıkama işi ile iştigal eden vekil edeni şirketin, araç teslim etmek gibi bir hizmeti olmadığını, bu nedenle firmanın bilgisi dışında aracın iş yeri dışında teslimini isteyen kişinin oluşan zarardan sorumlu olması gerektiğini, zira talep konusu hasarın yıkama sahası ve hizmet alanı dışında gerçekleştiğini, kaldı ki zarar gören aracın engelli aracı olduğunu, bu durumda maliki dışında kimselerce kullanılmasına izin verilmesinde araç malikinin kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı gözetilerek; "...davacı, davasını TTK'nın 1472. maddesinde yazılı halefiyet hakkına dayandırmıştır. Böyle bir davada sigortacı, ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını zarar sorumlusundan isteyebilir. Davalının kusur oranın ve araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece konusunda uzman bilirkişiden kusur oranı ve hasar bedeline ilişkin rapor alınarak sonucuna gidilmesi gerektiği " belirtilmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin vale hizmeti sunmadığı, müvekkili şirketin bilgisi dışında aracın teslim edilmek üzere davacıya götürülürken yıkama sahası dışında kazanın meydana geldiğini bu nedenle sorumluluğu bulunmadığını iddia etmiş ise de; davaya konu aracın yıkanmak üzere davalı şirkete teslim edildiği, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, teslimle ilgili yıkama fişi dosyaya sunulduğu, sigortalı aracın davalı şirkete yıkanmak üzere bırakılması ile taraflar arasında yıkama hizmetinin verilmesi dolayısı ile öncelikle TBK' nun 470 ve devamı maddeleri gereğince eser sözleşmesi kurulduğu, aracın yıkanmasından sonra malikine teslimine kadar ki dönem içinde saklama sözleşmesi kurulduğu, TBK 561 maddesin...