Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında devam eden ticari ilişki ve cari hesap bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen 2 adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak kısmi itirazda bulunulduğunu, itiraz dilekçesinde 7.917,84 TL borcun bulunmadığının beyan edildiğini, faturalarda bahsi geçen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu itirazının kötü niyetli olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, itirazda ... nolu faturadan bahsedilmediğini, takibe konu faturalarda bahsi geçen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunun ileri sürüldüğünü, halbuki takibe konu...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1063 KARAR NO: 2020/1197 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/10/2017 NUMARASI: 2015/554 Esas, 2017/914 Karar, DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 03/11/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davacı ile davalı arasında devam eden ticari ilişki ve cari hesap bulunduğunu, bu kapsamda düzenlenen 2 adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız olarak kısmi itirazda bulunulduğunu, itiraz dilekçesinde 7.917,84 TL borcun bulunmadığının beyan edildiğini, faturalarda bahsi geçen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu itirazının kötü niyetli olduğunu, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, itirazda ... nolu faturadan bahsedilmediğini, takibe konu faturalarda bahsi geçen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğunun ileri sürüldüğünü, halbuki takibe konu faturaların ihtarnameye konu faturadan farklı olduğunu, bu faturalara bir itiraz olmadığını belirterek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilince, takibe itiraz dilekçesinde, faturada bahsi geçen ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu, müvekkili şirketin borcunun 13.499,20 TL olduğu, borcun bakiye kısmına, takip öncesi işlemiş faizi de dahil olmak üzere tüm fer'ilerine itiraz ettikleri belirtilmiş, davaya cevap dilekçesinde de, aynı itirazını tekrar etmiş, davacıya 7.788,00 TL "fiyat farkı" faturası düzenlendiğini, bunun e-posta yazışmalarında da mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davacıya verilen 14.471,50 TL ve 11.994,70 TL'lik 2 adet çekin bir kısmı ... nolu faturaya istinaden olduğundan ve bu faturaya karşı itiraz edildiğinden bu ödemelerin takibe konu 2 adet faturaya mahsup edilmesi gerektiğini, ürünlerdeki ayıpların duvarlara asıldıktan bir müddet sonra ortaya çıktığını, ayıplar tespit edildikten sonra 10/08/2015 tarihli e-posta ile davacıya bildirildiğini belirterek davanını reddini istemiştir. Mahkemece, mallardaki ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, yaklaşık 2,5 ay sonra yapılan ayıp ihbarinin süresinde olmadığı, ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin ... nolu faturanın icra takibine konu edilmediği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin 7.788,00 TL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde, ürünlerdeki ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, bunlar ortaya çıkar çıkmaz ayıp ihbarında bulunulduğunu, ... nolu fatura için ödenen bedelin takibe konu faturalara mahsup edilmesi gerektiğini, ek rapor taleplerinin haksız olar...