Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle müsbet ve menfi zarar ile manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, müsbet (masraflar) ve menfi zararın isbatlanamamış olması, manevi tazminat yönünden ise koşulları bulunmadığından davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir. Taraflar arasında prototip üretimini konu alan sözlü eser sözleşmesi ayıplı ifa nedeniyle davacı tarafından tek taraflı irade beyanıyla feshedilmiştir. Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.05.2012 gün, 2010/118...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/130 KARAR NO : 2019/1328 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2017 NUMARASI : 2014/845 Esas, 2017/939 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ : 31/10/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle müsbet ve menfi zarar ile manevi tazminat istemine ilişkin olup; mahkemece, müsbet (masraflar) ve menfi zararın isbatlanamamış olması, manevi tazminat yönünden ise koşulları bulunmadığından davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından usulünce istinaf edilmiştir. Taraflar arasında prototip üretimini konu alan sözlü eser sözleşmesi ayıplı ifa nedeniyle davacı tarafından tek taraflı irade beyanıyla feshedilmiştir. Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.05.2012 gün, 2010/118 Esas ve 2012/221 Karar sayılı kararı ile sözleşmenin davacı tarafça haklı olarak feshedilmiş olduğu kabul edilerek davalı yüklenici şirkete işin başında ödenen 20.000,00 TL avansın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptaline dair verilen kararı derecatten geçerek 16.12.2013 tarihli karar düzeltme talebinin reddine dair karar tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Davacı sözleşmenin haklı nedeniyle feshedildiğini ve bunun da mahkeme kararıyla kesinleştiğini belirterek müsbet ve menfi zarar ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, yargılama sırasında alınan kök ve ek bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının talep ettiği kâr mahrumiyeti zararının menfi zarar değil müsbet zarar niteliğinde olduğunun sözleşmeden dönen davacının iş bu kâr mahrumiyeti zararının tazminini talep edemeyeceğini, sözleşmenin ifasına güvenilerek yapılan masraflar ile bir takım işçilerin işe alındığına yönelik iddiasının isbatlanamadığını, davacının sırf dava konusu ürünün fuarda tanıtımı için masraf yaptığı yönündeki iddiasının da isbat edilemediğini ve başka ürünlerle fuara katıldığı değerlendirilerek müsbet (masraflar...) ve menfi zararın kanıtlanamadığını, ayrıca davacı şirketin ticari itibarlarının da zarar gördüğünün yöntemince isbatlamadığını belirtilerek davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf talebinde özetle; ayıplı ifa nedeniyle ürünün fuarda tanıtımının yapılamadığını, fuar katılım sözleşmesi imzalandığı için mecburen fuara katıldığını, bir çok masraf yapıldığı gibi, müşterilerine de tanıtımının yapılmaması nedeniyle müşteri kaybı yaşandığını, ürünün zamanında piyasaya verilmemesi nedeniyle kâr mahrumiyeti yaşadığını, yine davalının yapacağı işin teslimine güven ve seri imalat...