DAVANIN KONUS: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2013 yılı Ocak ayından itibaren ticari ilişki başladığını, Ocak 2013 - Nisan 2014 arası davalının toplam 23.017,57 TL cari hesaptan borcu bulunduğunu, hiçbir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibi neticesinde davalının kısmi ödeme yaptığını ve borcun 19.480,76 TL'lik kısmına itiraz ettiğini ve bu kısım için takibin durmasına yol açtığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin münakit sözleşmeler kapsamında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2421 Esas KARAR NO : 2019/2109 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2017 NUMARASI : 2014/1216 2017/13 DAVANIN KONUS: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 2013 yılı Ocak ayından itibaren ticari ilişki başladığını, Ocak 2013 - Nisan 2014 arası davalının toplam 23.017,57 TL cari hesaptan borcu bulunduğunu, hiçbir ödeme yapmadığını, alacağın tahsili için başlattıkları icra takibi neticesinde davalının kısmi ödeme yaptığını ve borcun 19.480,76 TL'lik kısmına itiraz ettiğini ve bu kısım için takibin durmasına yol açtığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki ilişkinin münakit sözleşmeler kapsamında yürütüldüğünü, müvekkilince sözleşmeye dayalı olarak kesilen faturaların davacı tarafından itiraza uğramadan kesinleştiğini, cari hesap kat edilmeden alacağın icra takibine konu edilemeyeceğini, müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, sözleşmenin 10.maddesine göre anlaşmanın herhangi bir şekilde sona ermesi halinde satıcının tüm ürünleri almakla yükümlü olduğunu, yine 9.maddeye göre bozuk ürünler ile satılmayan ürünlerin satıcı tarafından iade alınacağını, davacının 25/11/2013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 31/12/2013 tarihi itibariyle sona erdirileceğini bildirdiğini, müvekkilinin de 26/12/2013 tarihli ihtarname ile müvekkili nezdinde bulunan satılmamış ürünlerin iade alınmasının ihtar edildiğini, ancak davalının iade prosedürünü yerine getirmeden takip başlattığını, sözleşme uyarınca müvekkili defterlerinin delil niteliğinde bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı nezdinde iadeye konu malların bulunup bulunmadığı, davalının düzenlediği iade faturasının davacıya tebliğ edilip edilmediği noktalarında toplandığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi tebliğine ilişkin belge de ibraz edilmediği, buna göre davalı tarafın düzenlediği faturaların dikkate alınmayacağı, davacının takip tarihi itibariyle 22.616,00 TL alacaklı olduğu, davalının ödediği 3.536,81 TL'nin mahsubu ile davacının bakiye 19.079,19 TL alacağının kaldığı gerekçeleriyle bu miktar üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf sebebi olarak; müvekkilinin 2014 Eylül ayında yapılan ödeme itibariyle davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin kesin delil niteliğini haciz defter ve ka...