"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz...
Hukuk Genel Kurulu 2019/458 E. , 2022/205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davacı vekilinin duruşma isteminin reddine karar verilip dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin ... ve ..." ibareli markalarının tescilli olduğu alanlarda etkin faaliyet göstererek tanındığını, müvekkiline ait tescilli 2006/42375 sayılı "...", 2006/37431 sayılı "...", 2006/37430 sayılı "...", 2008/38472 sayılı "... 3 in 1" ve 2000/28463 sayılı "... Ahmet Ekmekçi" markalarının mevcut bulunduğunu, markalardaki esas unsurun "..." ibaresi olduğunu, davalının müvekkiline ait markaların serisi olarak algılanmasına sebep olan "... Kahve Evi+ Şekil markasını tescil ettirdiğini, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2010/47637 ve 2007/57613 sayılı "... Kahve Evi+Şekil" ibareli markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak davacının tanınmışlığa ilişkin iddialarına dayanak sunulmadığını, ... ibaresinin ayırt edici niteliğinin zayıf olup markalarda esas unsur olarak yer almadığını, müvekkiline ait markaların yeterli düzeyde farklılaşarak özgün nitelikte olduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8/1-b maddesi şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin alanında tanındığını ve anılan ibareli marka kullanımının davacı kullanımlarından ve tescilinden daha eskiye dayandığını, bu kullanım ile anılan ibarenin ayırt edici nitelik kazandığını, kötü niyetin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2015/19 E, 2016/100 K. sayılı kararı ile; davacının 2006/42375 sayılı "...", 2006/37431 sayılı "...", 2006/37430 sayılı "...", 2008/38472 sayılı "... 3 in 1" ve 2000/28463 sayılı "... Ahmet Ekmekçi" ibareli markaları ile davalı adına kayıtlı 2010/47637 ve 2007/57613 sayılı ...