Taraflar arasındaki kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkin açılan davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı ..., yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında 766 sayılı mülga Tapulama Kanunu uyarınca tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmazın 30 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu, 1970 tarihli, 326 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmaza ait olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici yerlerden olduğunu, bu nitelikte bir yerin ancak imar ve ihya edilerek,...
1. Hukuk Dairesi 2021/3815 E. , 2022/1738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasındaki kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkin açılan davada bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı ..., yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında 766 sayılı mülga Tapulama Kanunu uyarınca tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmazın 30 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu, 1970 tarihli, 326 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmaza ait olduğunu, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici yerlerden olduğunu, bu nitelikte bir yerin ancak imar ve ihya edilerek, kanunda aranan şartlara uygun zilyetlik sürdürülmesi halinde tescil edilebileceğini, bu nedenle davacı yararına mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, davacının iddiasını ispat külfeti altında olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı Köy tüzel kişiliği aşamalarda sunduğu yazılı ve sözlü beyanlarında dava konusu taşınmazın kamu orta malı mera niteliğinde olduğunu, davacının taşınmazdan 3091 sayılı Yasa uyarınca el çektirildiğini nizasız malik olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, teknik bilirkişi raporunda "B" harfi ile gösterilen toplam 20.750 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Bozma Kararı Mahkemenin kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.11.2006 tarihli ve 2006/6331 E., 2006/6807 K. sayılı ilamıyla; Taşınmazın 1970 yılında hangi nedenle tespit dışı bırakıldığı sorulmadığı gibi bu hususun paftasından da anlaşılmadığı, diğer yönden tespit dışı bırakılan bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için taşınmazın tapuda kayıtlı olmaması gerektiği, bu tür davalarda taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığının mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, görülmekte olan davada taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı sorulduğu halde cevap alınmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, dosya kapsamından davacı yanın tescil isteği üzerine davalı köy temsilcisince taşınmazın mer'a olduğu savunulduğuna göre, Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre mer'aya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların bu yerden yararlanmayan komşu köyler halkı arasından seçilip dinlenmeleri gerektiği, yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları, başka köy halkından seçilmiş olmaları...