Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği 11.391,27 m2 yüzölçümlü arazinin 1956 yılında tespit dışı bırakıldığını, davacının babasının 1960 yılından itibaren emek ve masraf harcamak suretiyle araziyi imar ve ihya ederek kuru tarım arazisi olarak kullanmaya başladığını, davacının babası ...'nın sağlığında arazilerini çocukları arasında taksim ettiğini ve dava konusu yerin davacıya isabet ettiğini, davacının askerden döner dönmez arazinin bir köşesine ev inşaat ettiğini ve tarım yapmaya başladığını ileri sürerek, sınırları belirtilen arazinin davacı adına tesciline karar...
1. Hukuk Dairesi 2021/9541 E. , 2022/5266 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ ..... DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği 11.391,27 m2 yüzölçümlü arazinin 1956 yılında tespit dışı bırakıldığını, davacının babasının 1960 yılından itibaren emek ve masraf harcamak suretiyle araziyi imar ve ihya ederek kuru tarım arazisi olarak kullanmaya başladığını, davacının babası ...'nın sağlığında arazilerini çocukları arasında taksim ettiğini ve dava konusu yerin davacıya isabet ettiğini, davacının askerden döner dönmez arazinin bir köşesine ev inşaat ettiğini ve tarım yapmaya başladığını ileri sürerek, sınırları belirtilen arazinin davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine ve dahili davalılar davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI 1. Alanya 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/11/2013 tarihli ve 2010/804 E., 2013/352 K. sayılı kararıyla; davacının dava konusu yerde yapılan tapulama tarihinden itibaren 20 yıldan fazla, aralıksız, fasılasız, malik sıfatıyla zilyet olduğu taşınmazın ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, yapılan ilanlara rağmen itiraz eden olmadığı, TMK'nın 713. maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Antalya İli Alanya İlçesi, Kestel Beldesinde bulunan 12/06/2012 tarihli fen bilirkişisinin krokili raporunda (B1) harfi ile gösterilen 8.333,66 m2 kısmının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, imar planına göre imar parseli içerisinde kalan (C) harfiyle gösterilen kısım ile dere kenarındaki 20 yılı aşkın süredir ekonomik amaca yönelik kullanımda olduğu kanıtlanamayan (B2) kısmı hakkında davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ TEMYİZ 1. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25/09/2014 tarihli 2014 - 8357 - 10655 sayılı kararı ile Çekişmeli taşınmazın temyize konu (B1) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; 04.04.2012 tarihinde yapılan keşifte mahkemenin gözlemi tutanağa geçirilmediği, hava fotoğraflarının uygulanmadığı, tek kişinin düzenlediği denetime elverişli olmayan zirai bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, tescile karar verilen çekişmeli taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında kalıp kalmadığının kesin olarak belirlenmediği vurgulanarak karar tarihinden sonra 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun gereğince çekişmeli taşınmazın bulunduğu Antalya Büyükşehir Belediyesinin sınırlarının il mülki sınırları olarak belirlenmiş olduğu Büyükşehir B...