Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2015 gün ve 2014/192 - 2015/96 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.04.2019 gün ve 2018/3956 - 2019/2757 sayılı kararı aleyhinde davacı mirasçıları tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ın müvekkilinin eşi olduğunu, aralarındaki evlilik birliğinin halen devam ettiğini, davalı eş adına tapuya kayıtlı taşınmazların ve halen birlikte yaşadıkları evin üzerine 11.07.2013 tarihli, 10978 yevmiye nolu resmi senet ile 200.000,00 TL bedel karşılığında teminat ipoteği ile ipotek konulduğunu, davalı ...'ın bu ipotekle ilgili...
11. Hukuk Dairesi 2020/4262 E. , 2022/1455 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada KDZ. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.05.2015 gün ve 2014/192 - 2015/96 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.04.2019 gün ve 2018/3956 - 2019/2757 sayılı kararı aleyhinde davacı mirasçıları tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...'ın müvekkilinin eşi olduğunu, aralarındaki evlilik birliğinin halen devam ettiğini, davalı eş adına tapuya kayıtlı taşınmazların ve halen birlikte yaşadıkları evin üzerine 11.07.2013 tarihli, 10978 yevmiye nolu resmi senet ile 200.000,00 TL bedel karşılığında teminat ipoteği ile ipotek konulduğunu, davalı ...'ın bu ipotekle ilgili müvekkilini bilgilendirmediğini ve muvafakatini almadığını iddia ederek davalı eş ...'ın müteselsil kefilliğinin kesin hükümsüz olduğunun tespitine, Kdz. Ereğli İlçesi ...Mahallesi ...ve 1284 parsel sayılı taşınmazlardaki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davacının açmış olduğu davanın muvazaalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ...'ın ise ev hanımı olduğunu, ticaretle ilgisinin olmadığını, borçlarını ödeme düşüncesiyle oğlunun üzerine kurulu şirkete teminat verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ayrıca ipotek verilen taşınmazın üzerinde aile konutu şerhi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 584. maddesi uyarınca eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği, aynı Kanunun 603. maddesine göre de kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümlerin, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanacağı, ancak eşin rızasına ilişkin hükümlerin, sadece gerçek kişilerce yapılacak kişisel güvence verilmesine ilişkin sözleşmeler için geçerli olacağı, gerçek kişilerce verilmiş olsalar dahi ayni teminat sözleşmeleri veya tüzel kişilerce verilen kişisel teminat sözleşmelerinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği, davalılar arasında yapılan işlemin ayni teminat sözleşmesi kapsamında olduğu, Türk Borçlar Kanununun kefalette eşin rızasını arayan hükümlerinin iş bu davada değerlendirmeye alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilmiştir. Bu kez, davacı mirasçıları karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacı, eşi davalı ... adına kayıtlı iki parselin (1283,1284) diğer...