Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 05.11.2019 tarih ve 2018/149 E- 2019/400 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.07.2020 tarih ve 2020/326 E- 2020/1114 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve duruşma için belirlenen 24.05.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp,...
11. Hukuk Dairesi 2020/7366 E. , 2022/4041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 05.11.2019 tarih ve 2018/149 E- 2019/400 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.07.2020 tarih ve 2020/326 E- 2020/1114 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve duruşma için belirlenen 24.05.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 17/02/2018 günü itibariyle müvekkilinin telefon hattının çekim gücünde anormallikler başladığını, bunun üzerine Türk Telekom müşteri hizmetlerinin arandığını, müşteri hizmetleri yetkilisinin müvekkiline telefon numarasının başka bir numaraya yönlendirildiğinin söylendiğini, müvekkilinin durumun bilgisi dışında olduğunu iptal edilmesini istediğini, 19/02/2018 günü müvekkilinin telefona baktığında servis dışı ibaresini gördüğünü, yineTürk Telekom Müşteri Hizmetlerini aradığını, yönlendirme olduğunu hattının servis dışı göründüğünü söylediğini, müşteri hizmetlerinin de müvekkiline hattının bozuk olduğunu, hat çipinin değişmesi gerektiğini söylediğini, sim kartının çipini değiştirdiğini, müvekkiline sim kartının gün içinde açılacağının söylendiğini, hat açıldığında harcama için onay şifresi geldiğini, bunun üzerine tüm hesaplarına bloke konulmasını talep ettiğini, hemen sonra banka görevlisi tarafından müvekkiline altın mevduat hesabındaki 210 gr altınının bozdurulduğunu, internet aracılığıyla EFT'ler yapıldığının söylendiğini, müvekkilinin dolandırıcılık mağduru olduğunu, maddi ve manevi yıkıma uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 35.250,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 19/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş vekili ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili; ayrı ayrı sundukları dilekçeler ile sorumluluklarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının altın hesabının bozdurularak 3. kişiye havale edilerek oluşan zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalıların gerekli güvenlik tedbirlerini almadıkları, davacının 19/02/2018 tarihi itibariyle altının satış bedeli olan 34.328,70 TL üzerinden zarara uğradığı gerek...