Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2015/21 E. - 2017/557 K. sayılı kararın katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf istemlerinin kabulüne-esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2020 tarih ve 2018/1263 E. - 2020/385 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,...
11. Hukuk Dairesi 2020/6295 E. , 2022/3480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2015/21 E. - 2017/557 K. sayılı kararın katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf istemlerinin kabulüne-esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2020 tarih ve 2018/1263 E. - 2020/385 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurum ile davalı banka arasında 11.10.2013 tarihli maaş ödeme sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı banka tarafından sözleşme uyarınca yapılması gereken promosyon ödemesinin eksik yapıldığını, sözleşme münhasıran personel sayısı esas alınarak akdedilmiş olup sözleşmede kurumca yatırılan aylık maaş ödeme tutarının belirli tutarda olmaması halinde bankaca kıstalyevm usulüne göre ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 545.544.- TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı kurumun şartnamedeki nakit akış taahhütlerini tutturamadığını, taahhüdün gerçekleşme oranı %75 olduğundan hakkaniyet ilkesi ve kıstalyevm usulüne göre promosyon ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama sonucunda, sözleşmede sözleşmenin imzalanma tarihi itibari ile 3551 kişinin bulunması gerektiği, bu personel sayısının %95'in altına düşmeyeceğinin davacı tarafından davalıya taahhüt edildiği, davalı tarafından davacıya 3551 kişi bazında 4.710.000.- TL ödemenin yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak davacının personelinin aylık maaş akışının 16.000.000.- TL'den az olamayacağına dair bir hükmün bulunmadığı, davacının personel sayısına ilişkin taahhüdünü yerine getirmesine rağmen davalının eksik ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 545.544.- TLnin 19.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili-katılma yoluyla davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; İhale Şartnamesinde belirtilen maaş ödeme tutarı tahmini bir tutar olarak belirtilip taahhüt niteliği taşımadığı gibi...