Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili; davacı vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen karar önceki ... tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında özetle "davacı çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır kendi kullanımında bulunduğu iddiasıyla dava açmış ise de kadastro tespitinin kesinleştiği 1992 tarihi ile dava tarihi olan 2013 yılı arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için davacının kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı hak iddiası dinlenemeyeceği gibi güncelleme işlemleriyle fiili kullanım şerhi sahiplerinde değişiklik yapılması, başka bir ifade ile beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin...
8. Hukuk Dairesi 2021/3418 E. , 2022/2007 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu Kaydındaki Şerhin İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili; davacı vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen karar önceki ... tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında özetle "davacı çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır kendi kullanımında bulunduğu iddiasıyla dava açmış ise de kadastro tespitinin kesinleştiği 1992 tarihi ile dava tarihi olan 2013 yılı arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiği için davacının kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı hak iddiası dinlenemeyeceği gibi güncelleme işlemleriyle fiili kullanım şerhi sahiplerinde değişiklik yapılması, başka bir ifade ile beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin değiştirilebilmesi için davacının lehine kullanım şerhi verilmiş bulunan kişilerden taşınmazın kullanımının devralındığının ispat edilmesi gerekmekte olup davacı tarafından ileri sürülen böyle bir iddia bulunmadığından, dolayısıyla davacı ...dan zilyetliği devraldığını iddia ve ispat edemediğinden, temyiz edenin sıfatına göre davacının davalı ... lehine konulan şerhe yönelik açılan davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasının isabetsiz olduğuna" değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava itibariyle, davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... Hazinesine karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalılar ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ...'a yönelik açılan davanın kabulü ile, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 103 ada 11 parselin muhtesat bilgileri hanesindeki "... evlatları Osman ve ... kullanımındadır" şerhinin ... yazan kısmının iptal edilerek şerhin "... Evladı ... kullanımındadır" şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş olup hükme karşı davalı Hazine vekili; davacı vekili ve davalı ... mirasçısı ... tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 TL'şer peşin harçların onama harcına mahsubu ile kalan 36,30'şar TL'nin temyiz eden davacıdan ve davalı ... mirasçısı ...'den alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.