Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği, kadastro tespit işlemleri sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazı davacının 30 yıldan fazla bir süredir zilyet olduğunu, daha evveliyatında arpa buğday ekerken 18 yılı aşkın zamandır zeytin ve fıstık yetiştirdiğini, imar ve ihya suretiyle kullanıldığını, Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17....
1. Hukuk Dairesi 2022/826 E. , 2022/1930 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği, kadastro tespit işlemleri sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazı davacının 30 yıldan fazla bir süredir zilyet olduğunu, daha evveliyatında arpa buğday ekerken 18 yılı aşkın zamandır zeytin ve fıstık yetiştirdiğini, imar ve ihya suretiyle kullanıldığını, Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri ile TMK'nun 713.maddeleri uyarınca tescil koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davaya konu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/12/2017 tarihli 2013/503 E., 2017/532 K. sayılı kararıyla; yapılan keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporuna göre, dava konusu edilen tespit harici bırakılan yerde bulunan zeytin ağaçlarının 10-12 yaşlarında olduğunu ve bu zeytin ağaçları dikilmeden önce taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığına dair bulguya rastlanılmadığı bildirilmiş ise de; keşif sırasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre, davaya konu taşınmazın evveliyatı itibariyle davacının babasına ait olduğu, burada arpa buğday ektiği, sonrasında babasının bu yeri davacıya paylaştırdığı, davacının da yaklaşık 30 yıldan bu yana taşınmazın zilyetliğini tasarrufunda bulundurarak uzun bir süre arpa buğday ektiği, 15-20 sene önce zeytin ağaçları diktiği, dava konusu yerin devletin hükmü ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, dava konusu yerin üçüncü kişilerle, hazine ile ormanla ve köy tüzel kişiliğiyle bir ilgisi bulunmadığı yönünde beyanlarda bulunulduğu, dava konusu yerin davacının öncesinde babası, sonrasında paylaşımla kendisi kullanmak suretiyle en az 60-70 yıldan bu yana davacı ve atalarının kullanımında olduğu, zilyetliğini ellerinde bulundurdukları, yaklaşık 15-20 yıl önce davacının zeytin ağaçlarını diktiği kanaatine varıldığı, tanık ve mahalli bilirkişilerine göre babasının sağlığında paylaştırmasıyla dava konusu yerin 25-30 yıldır davacı tarafından kullanıldığı ve bu itibarla davacının tek başına bu davayı açma hakkının bulunduğu, dava konusu yerde daha öncesinde davacının babası tarafından arpa buğday ekmek suretiyle tarım faaliyeti yapıldığı, yaklaşık 20-25 yıldan bu yana da davacı tarafından önce arpa buğday ek...