Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.2018 tarih ve 2016/203 E- 2018/774 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.06.2020 tarih ve 2019/63 E- 2020/609 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı asıl borçlunun arasında muhtelif tarihli ve bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, davalının da toplam 1.300.000.-TL bedelli genel kredi sözleşmelerini müşterek...
11. Hukuk Dairesi 2020/6701 E. , 2022/1726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.2018 tarih ve 2016/203 E- 2018/774 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.06.2020 tarih ve 2019/63 E- 2020/609 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacı ile dava dışı asıl borçlunun arasında muhtelif tarihli ve bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığını, davalının da toplam 1.300.000.-TL bedelli genel kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak kredi sözleşmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, bunun üzerine kredi borçlusu ve kefillerine yönelik ihtarname düzenlendiğini ve gönderildiğini, ancak sonuç alınamayınca asıl borçlu ve kefillere karşı kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını, fakat davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, fazlaya dair haklar saklı tutularak takibe yapılan itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, imzalanan genel kredi sözleşmesinin gabin nedeniyle batıl olduğunu, ayrıca asıl borçluya başvurulmadan kefilin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, kredi borcu ve faizinin de fazla hesaplandığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporlarına göre, takip tarihi itibariyle davalının, davacı bankaya karşı müşterek borçlu müteselsil kefil olarak takip tutarı kadar sorumluluğunun bulunduğu, ancak yargılama sırasında dava dışı asıl borçlu tarafından takip konusu borcun ödendiği, bu nedenle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, ancak davalı tarafından davanın açılmasına sebebiyet verildiği ve aleyhine 300.000.-TL olan takip tutarı asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle dava açıldıktan sonra ödeme nedeniyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, takip ve dava tarihi itibariyle ana para borcu olan 300.000,00 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 60.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildi.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edildi. Bölge adliye mahkemesince, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinafa başvuran davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhake...