Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4177 · K. 2022/2154
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4177 K. 2022/2154

E. 2021/4177K. 2022/215416 Mart 2022
kadastro tespitizilyetlikmiras payıtapu iptalitapu iptali ve tescilterekeveraset ilamıelbirliği mülkiyetitapuya tescilispat yüküistinaf yoluhak düşürücü süre
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacılar ile davalıların murisi ...'nın kardeş olduklarını, ...'nın ise davacıların ve davalıların murisinin babası olup, davalıların dedesi olduğunu, ...'nın 1996 yılında, davalıların murisi ...'nın ise 2008 yılında vefat ettiğini; dava konusu...İli, ... Mahallesi, ...Mevkii, 102 ada 7 parselde kayıtlı 3.363,48 m² büyüklüğündeki taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/4177 E. , 2022/2154 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili, davacılar ile davalıların murisi ...'nın kardeş olduklarını, ...'nın ise davacıların ve davalıların murisinin babası olup, davalıların dedesi olduğunu, ...'nın 1996 yılında, davalıların murisi ...'nın ise 2008 yılında vefat ettiğini; dava konusu...İli, ... Mahallesi, ...Mevkii, 102 ada 7 parselde kayıtlı 3.363,48 m² büyüklüğündeki taşınmazın 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında ... mirasçıları arasında haricen rızai taksim yapıldığından bahisle davalıların murisi ... adına tespit ve tescil gördüğünü, dava konusu taşımazın halen ... adına kayıtlı olup, 2008 yılında ölümüne rağmen davalılar adına intikal işlemlerinin yapılmadığını, 2007 yılında yapılan kadastro tespit çalışmaları sırasında davacıların taşınmaz başında bulunmamasından istifade eden davalılar murisi ...'nın dava konusu taşınmazı kendi adına yazdırdığını, davaya konu taşınmazın tapu kayıtlarında da görüldüğü üzere kargir ev ve bahçesi olarak kullanıldığını, babaları ...'nın 1996 yılında ölümünden sonra dava konusu taşınmazda anneleri ...'nın 2001 yılında ölümüne kadar oturmaya devam ettiğini, dava konusu taşınmazı tarafların hiçbir zaman taksime konu etmediklerini, gerek tespit öncesi, gerekse tespit sonrasında taşınmazın hiçbir zaman yalnızca davalıların murisi ...'nın zilyet ve tasarrufunda olmadığını, böyle bir taksim yapılmadığı halde, taşınmazın davalılar murisi adına tespit ve tescil ettirildiğini, oysa ki dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların miras payı oranında hisselerinin bulunduğunu, kadastro tespitinin ortak muris ...'nın tüm mirasçıları adına yapılması gerekirken, yalnızca davalılar murisi ... adına yapılmasının hukuka uygun olmadığını ileri sürerek; 102 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın öncelikle, hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın davalıların murisi ... adına tespiti öncesinde ve sonrasında dava konusu taşınmazın ortaklaşa kullanılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2007 yılında kardeşlerin tümü ile babasından kalan tüm taşınmaz, taşınır para ve alacakları aralarında rızaen taksim ettiklerini, davacıların kendi adlarına da ortak olan malların tescil g...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4140 · K. 2022/2511

28 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4157 · K. 2022/2177

17 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10586 · K. 2022/2137

16 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10607 · K. 2022/2132

16 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4377 · K. 2022/2540

29 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4180 · K. 2022/2152

16 Mart 2022