"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 25.05.2005 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, davalının evlilik birliğinin kendisine yüklemiş olduğu asgari sorumlulukları dahi yerine getirmediğini, maddi-manevi eşine destek olmadığını, bağımsız konut temin etmediğini, davalının yurt dışında...
Hukuk Genel Kurulu 2021/847 E. , 2022/360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 25.05.2005 tarihinde evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, davalının evlilik birliğinin kendisine yüklemiş olduğu asgari sorumlulukları dahi yerine getirmediğini, maddi-manevi eşine destek olmadığını, bağımsız konut temin etmediğini, davalının yurt dışında çalıştığını, eşini götürmediğini, bu yönde sürekli davacıyı oyaladığını, yalan söylediğini, davacıya hakaret ve tehdit ettiğini, ilk evliliğinden olan oğluna ve ailesine bağırıp çağırdığını, aşağılayıcı sözler söylediğini ileri sürerek tarafların boşanmalarına, davacı yararına 1.500TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 60.000TL maddi, 50.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, tarafların görücü usulü tanıştığını, yurtdışında birlikte yaşamaya karar vererek evlendiklerini, ancak davacının resmî yoldan Almanya'ya davet edilmiş olmasına rağmen çocuğunu bahane ederek bu daveti kabul etmediğini, yapılan resmî davete karşı çocuğuna da vize verilmesini şart koştuğunu, bu durumda davetin olumsuz sonuçlandığını, müvekkilinin gerek Türkiye'deki ve gerekse Almanya'daki tüm hazırlığını eşini yanına alacak şekilde ayarlamasına rağmen davacının davalı ile birlikte yaşamaktan kaçındığını, davalının şeker hastası ve bakıma muhtaç olduğunu, ekonomik durumunun iyi olmadığını, buna rağmen eşine her ay düzenli para gönderdiğini, iki tane kredi kartı verdiğini, davanın tazminat ve nafaka almak amacıyla açıldığını, davacının sosyal ağlar üzerinden birçok kişi ile arkadaşlık ilişkisi içine girdiğini, kendisini bekâr olarak tanıttığını, hiçbir zaman eşine ilgi ve destek göstermediğini, bu nedenlerle davalının da boşanmak istediğini, ancak evlilik birliğinin sarsılmasında kusurlu olan davacının maddi taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Körfez Aile Mahkemesinin 06.06.2017 tarihli ve 2015/262 E., 2017/263 K. sayılı kararı ile; 2005 yılında evlenen tarafların evlendiklerinden beri ortak bir eve sahip olmadıkları, evlilik süresi boyunca davalının yurt dışında davacının ise Türkiye'de ailesi ile birlikte yaşadığı, erkeğin kısa süreli olarak eşinin yanına gelip tekrar yurt dışına döndüğü, Türkiye'de bir arada oldukları zamanlarda da erkeğin eşini Almanya'ya götürmek istememesinden dolayı tartışt...