Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/4231 · K. 2022/2362
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4231 K. 2022/2362

E. 2021/4231K. 2022/236223 Mart 2022
zilyetlikbozma kararıtapu iptalitapu iptali ve tesciltapuya tescilmülkiyet hakkıkazanılmış hakimar planıkamu hizmetikazandırıcı zamanaşımı zilyetliğibilirkişi raporu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair verilen kararın 16. Hukuk Dairesince bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili, Kulu ilçesi Cumhuriyet Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 231 ada 3 parsel sayılı 1.742,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, davacının taşınmazı 1977-1978 yılında ... Belediyesinden satın aldığını, eklemeli olarak 60 yıl zilyet olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/4231 E. , 2022/2362 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair verilen kararın 16. Hukuk Dairesince bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili, Kulu ilçesi Cumhuriyet Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 231 ada 3 parsel sayılı 1.742,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu tespitin hatalı olduğunu, davacının taşınmazı 1977-1978 yılında ... Belediyesinden satın aldığını, eklemeli olarak 60 yıl zilyet olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2014 tarihli ve 2012/95 Esas, 2014/463 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz talebinde bulunmuştur. 2. Bozma İlamı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14/12/2015 tarihli ve 2015/854 E., 2015/15352 K. sayılı kararı ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm fıkrasının davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde düzeltilerek mahkeme hükmü onanmış, Yargıtay onama kararına karşı bu kez davalı Hazine vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.02.2017 tarihli ve 2016/4187 E., 2017/755 K. sayılı karar düzeltme kararında "Mahkemece davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, davacının taşınmazı 1978 yılında belediyeden satın aldığı iddiasına dayanarak dava açtığı, dosya içesinde taşınmazın 1978 yılında davacıya satıldığına ilişkin 1988 tarihli Belediye Encümen kararı olduğu, taşınmaz başında yapılan ilk keşif ile ikinci keşif kendi içinde ve birbirleri ile çeliştiği halde Mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz tarım arazisi niteliğinde olmadığı halde zilyetliğin resmi belgenin düzenlendiği tarih olan 1988 yılından önce hangi tarihte başladığı ve nasıl sürdürüldüğünün aydınlatılamadığı, davacı tarafça taşınmaz üzerindeki zilyetliğin iddia olunduğu gibi 1978 yılında başladığının ispatlanmaması nedeniyle zilyetliğin resmi belge niteliğini haiz Belediye Encümen karar tarihi olan 1988 yılında başladığının kabulü gerektiği, bu tarihten tespit tarihi olan 20.04.2006 tarihine kadar ise kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap için gerekl...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4223 · K. 2022/2164

16 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4212 · K. 2022/2274

21 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4313 · K. 2022/2268

21 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4317 · K. 2022/2341

22 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/10245 · K. 2022/2309

21 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/4039 · K. 2022/2353

22 Mart 2022