Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.1. Davacı vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği taşlık vasfıyla tespit dışı bırakılan taşınmazın davacı tarafından 35 yıl kadar önce tarım arazisi haline getirildiğini, imar-ihya edildiğini, 15 yıl kadar önce de kısmi ağaçlandırma yapıldığını, geri kalan kısmının tarla olarak kullanıldığını, davacının zilyetliğini nizasız ve fasılasız bu güne kadar malik sıfatı ile sürdürdüğünü, bu yerde Hazinenin, köyün ve üçüncü kişilerin bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 1.2. Davacı vekili 10.07.2014 tarihli dilekçesi ile...
1. Hukuk Dairesi 2021/4327 E. , 2022/2613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.1. Davacı vekili, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği taşlık vasfıyla tespit dışı bırakılan taşınmazın davacı tarafından 35 yıl kadar önce tarım arazisi haline getirildiğini, imar-ihya edildiğini, 15 yıl kadar önce de kısmi ağaçlandırma yapıldığını, geri kalan kısmının tarla olarak kullanıldığını, davacının zilyetliğini nizasız ve fasılasız bu güne kadar malik sıfatı ile sürdürdüğünü, bu yerde Hazinenin, köyün ve üçüncü kişilerin bir hakkının bulunmadığını ileri sürerek, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 1.2. Davacı vekili 10.07.2014 tarihli dilekçesi ile davalarını 117 ada 11 parsele karşı tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. 1.3. Davaya müdahale talebinde bulunan ... vekili, 26.02.2009 havale tarihli dilekçesinde, davacı tarafından dava konusu edilen arazinin müdahilin arazisi ile bitişik olduğunu, burayı kadimden beri müdahilin babasının kullandığını, daha sonra kardeşler arasında yapılan rızai taksim sonucu bu yerin müdahile düştüğünü beyanla, kadimden beri müdahil ve babası tarafından kullanılan bu yerin senetsizden tesciline karar verilmesine talep etmiştir II. CEVAP Davalılar davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI 3.1. Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/12/2011 tarihli ve 2008/3 E., 2011/182 K. sayılı kararıyla; dava konusu yerin kadastro çalışmalarında tapulama harici taşlık olarak bırakıldığı, kadastronun 1987 yılında kesinleştiği, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre davanın yasal süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine, müdahil tarafından açılan dava takipsiz bırakıldığından 22.04.2011 tarihli celsede müdahil yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, kısa kararda müdahil yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu hususun sehven unutulduğu, gerekçeli kararda bu eksikliğin giderildiği belirtilerek, müdahil tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir. IV. BİRİNCİ TEMYİZ 1. Mahkemenin davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 07/05/2013 tarihli, 2013/1199-6706 sayılı kararı ile Tespit dışı bırakılan yerler hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulama olanağı bulunmadığı,davalı Hazine vekilinin, cevap dilekçesinde taşınmazın mera, taşlık, kayalık ve bor alanlardan olduğunu % 35-40 meyile sahip bulunduğunu ileri sürdüğüne göre bu savunma üzerinde durularak kadim ve tahsisli mera araştırmasıyla taşlık ve kayalık yer olması nede...