Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün adına tespit ve tescil edilen 252 ada 1 ve 223 ada 2 parsel sayılı taşınmazların devamı niteliğinde olup, bu taşınmazlarla bütün halde kullanıldığı halde yol olarak tescil harici bırakıldığını, bu yerin genel kullanıma açık olmayıp kendisi tarafından başkaca taşınmazlarına geçiş amacıyla kullanıldığını, girişinin dahi demir kapı ile kapalı olduğunu ileri sürerek, bu kısmın adına tescili ile kendisine ait 252 ada 1 ve 223 ada 2 sayılı parsellere...
1. Hukuk Dairesi 2021/4354 E. , 2022/2748 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istekli davada bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen karar süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün adına tespit ve tescil edilen 252 ada 1 ve 223 ada 2 parsel sayılı taşınmazların devamı niteliğinde olup, bu taşınmazlarla bütün halde kullanıldığı halde yol olarak tescil harici bırakıldığını, bu yerin genel kullanıma açık olmayıp kendisi tarafından başkaca taşınmazlarına geçiş amacıyla kullanıldığını, girişinin dahi demir kapı ile kapalı olduğunu ileri sürerek, bu kısmın adına tescili ile kendisine ait 252 ada 1 ve 223 ada 2 sayılı parsellere eklenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine, davanın makul süre içinde açılmadığını, yine Yargıtay kararları dikkate alındığında kadastro tespiti sonrası taşınmazın paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten itibaren davanın açıldığı tarihe kadar kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin dolmasının gerektiğini, bu süre dikkate alındığında davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/540 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararıyla, yol olarak tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olmadığı ve davacıya ait komşu parsellerle bütünlük arz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.11.2015 tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen 106,53 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Bozma Kararı Dairece TMK'nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi ve menfaati olanlara itiraz hakkı tanınması gerekçesiyle bozma yapılmıştır. 3. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/80 Esas, 2019/357 Karar sayılı kararıyla, yol olarak tescil harici bırakılan çekişmeli taşınmaz bölümünün yol olmadığı ve davacıya ait komşu parsellerle bütünlük arz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 05.11.2015 tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen 106,53 metrekare yüzölçümündeki kısmın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir....