Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/958 · K. 2022/449
YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/958 K. 2022/449

E. 2021/958K. 2022/4495 Nisan 2022
dava açma süresitazminatidari işlemiptal davasımaddi tazminatiptal kararıbozma kararıhak düşürücü süretazminat davasımanevi tazminatzarar tazmini
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilmekte olan stabilize malzeme ocağının Sakarya 2. İdare Mahkemesinin verdiği yürütmenin durdurulması ve iptal kararı üzerine 29.05.2014 tarihinde kapatılarak mühürlendiğini, anılan davaya konu idari işlemin müvekkili şirketin işlettiği ocağa ilişkin verilen 12.10.2010 tarihli ÇED gerekli değildir kararı olduğunu, davayı açan köy tüzel kişiliğinin bu kararı 01.02.2011...

Karar Metni

Hukuk Genel Kurulu 2021/958 E. , 2022/449 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)

1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından işletilmekte olan stabilize malzeme ocağının Sakarya 2. İdare Mahkemesinin verdiği yürütmenin durdurulması ve iptal kararı üzerine 29.05.2014 tarihinde kapatılarak mühürlendiğini, anılan davaya konu idari işlemin müvekkili şirketin işlettiği ocağa ilişkin verilen 12.10.2010 tarihli ÇED gerekli değildir kararı olduğunu, davayı açan köy tüzel kişiliğinin bu kararı 01.02.2011 tarihinde görüş bildirmek suretiyle öğrendiğini, anılan davanın bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde açılması gerekirken aradan 2,5 yıl geçtikten sonra 23.09.2013 tarihinde açıldığını, adı geçen mahkemece işin esasına girilmeden davanın süre yönünden reddi gerekirken yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verildiğini, kararların hukuka aykırı olduğunun Danıştay 14. Dairesinin kesin bozma kararı ile belirlendiğini, ihbar olunan hâkimlerin dava açma süresini ağır kusurları ile gözetmediklerini, müvekkili şirkete ait maden ocağının 29.05.2014 tarihinden 24.06.2015 tarihine kadar kapalı kaldığını, ihbar olunan hâkimlerin verdikleri kararlar ile müvekkili şirketi maddi ve manevi zarara uğrattıklarını, yargılama faaliyetinden kaynaklı zararlardan HMK'nın 46 ve devamı maddeleri uyarınca Devletin sorumlu olduğunu ileri sürerek 20.000TL manevi ve ileride belirlendiğinde arttırılmak üzere 80.000TL maddi tazminatın zarar tarihinden işleyecek en yüksek banka ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında maddi tazminat talebini 83.315,32TL olarak ıslah etmiştir. Davalı Cevabı: 5.1. Davalı vekili; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 46. maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 5.2. Ferî müdahil ...; kamu yararı gerektiren uyuşmazlıklarda dava açma süresinin idari sürecin nasıl tamamlandığı, özel kanun ve yönetmelik hükümleri ve ilgili bölgenin haberdar edilme şekli bakımından gerekli duyuruların ve ilanların nasıl yapıldığının araştırılarak incelenmesi gerektiğini, idare mahkemesinin davanın süresinde olduğu sonucuna hukukî yoruma bağlı olarak ulaştığını, bu nedenle HMKnın 46. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 5.3.Ferî müdahil ...; ÇED gerekli değildir kararına yönelik açılan iptal davalarında dava açma süresinin başlangıcının tartışmalı olduğunu, Danıştayın her iki yönde de kararlarının bulunduğunu, dolayısıyla idare mahkemesinin hukukî yoruma bağlı ol...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 14

III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 4

2– 13/8/1999 tarihli ve 4446 sayılı Kanunun hükmüdür.

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 184

Tahkikatın sona ermesi

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 186

Sözlü yargılama

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 46

Devletin sorumluluğu ve rücu

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 4

Vergi dairesi mükellefi tesbit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve

Benzer Kararlar

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/352 · K. 2022/544

14 Nisan 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/508 · K. 2022/552

14 Nisan 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/354 · K. 2022/546

14 Nisan 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/507 · K. 2022/483

7 Nisan 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2020/615 · K. 2022/453

5 Nisan 2022

YargıtayHukuk Genel Kurulu

E. 2021/634 · K. 2022/484

7 Nisan 2022