Asıl dava tapu kaydında düzeltim, birleştirilen dava, HMK 376. maddesi gereğince açılan hükmün iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil sonucuna yönelik asıl dava bakımından davalı idarenin taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece hükmün asıl dava bakımından onanmasına, tarafların birleştirilen dava bakımından temyiz itirazlarına gelince; davalı ...ın Türk Medeni Kanununun 3.maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadığının, davalı ... ile davacı arasındaki tescil davasından haberdar bulunup bulunmadığının, bir başka deyişle davalı ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması; taşınmazları tapu kaydına güvenerek iyiniyetle aldığının, davalı ... ile çıkar işbirliği içinde bulunmadığının anlaşılması halinde ediniminin korunması, aksi...
1. Hukuk Dairesi 2021/10108 E. , 2022/2830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Asıl dava tapu kaydında düzeltim, birleştirilen dava, HMK 376. maddesi gereğince açılan hükmün iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece, tapu iptali ve tescil sonucuna yönelik asıl dava bakımından davalı idarenin taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece hükmün asıl dava bakımından onanmasına, tarafların birleştirilen dava bakımından temyiz itirazlarına gelince; davalı ...ın Türk Medeni Kanununun 3.maddesi anlamında iyiniyetli olup olmadığının, davalı ... ile davacı arasındaki tescil davasından haberdar bulunup bulunmadığının, bir başka deyişle davalı ... ile çıkar ve işbirliği içerisinde hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması; taşınmazları tapu kaydına güvenerek iyiniyetle aldığının, davalı ... ile çıkar işbirliği içinde bulunmadığının anlaşılması halinde ediniminin korunması, aksi halde Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralına uyulmadığı gözetilerek davacının hükmen kazanılan mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davada karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davada ise davalı ...'ın iyiniyetli olmadığı ve davalı ... ile çıkar işbirliği içinde bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, bu kez Dairece ... dava konusu taşınmazlar üzerinde 22.04.1997 tarihinden itibaren ihtiyati tedbir şerhinin tapu kütügüne şerh düşülmesi, birleştirilen davada davalılar Sinan ile Osman arasında aynı taşınmazlar üzerinden 20.07.2009 tarihinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapılıp, satış vaadi şerhinin 26.07.2009 tarihinde tapu kütüğüne kaydedilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...ın taşınmazlar üzerindeki 22.04.1997 tarihli ihtiyati tedbir şerhini bilmediği yani diğer davalı ... ile davacı arasındaki tescil davasından haberdar bulunmadığından bahsedilemeyeceği gibi davalı ...ın TMKnun 3. maddesi anlamında iyiniyetli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından cebri icra satış davasında davalı da gösterilmediği nazara alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. Hal böyle olunca birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır. gerekçesiyle yeniden bozulmuş, bu karara karşı davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Hemen belirtilmelidir ki, davalı ... vekilinin iyiniyetli olduğu ve mahkeme kararının onanması gerektiğine yönelik ileri sürdüğü karar düzeltme dilekçesinde yazılı nedenler HUMK'un 440. maddesinde gösterilen dört halden hiçbirine uymamaktadır. Bu nedenle, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollama...