Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.02.2020 tarih ve 2017/368 E. - 2020/29 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2020/811 E. - 2020/1199 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, takip konusu kredi borcuna ilişkin genel kredi sözleşmesinin davalı ile 23.02.2005 tarihinde imzalandığını ve yalnızca davacı ...'ın kefil olduğunu, yapılan limit artırımları ile...
11. Hukuk Dairesi 2020/7869 E. , 2022/2956 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.02.2020 tarih ve 2017/368 E. - 2020/29 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf istemlerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2020/811 E. - 2020/1199 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, takip konusu kredi borcuna ilişkin genel kredi sözleşmesinin davalı ile 23.02.2005 tarihinde imzalandığını ve yalnızca davacı ...'ın kefil olduğunu, yapılan limit artırımları ile davacıların kefalet limiti dahilinde kefil olduklarını, ancak kredi borcunun asıl borçlu tarafından ödendiğini, daha sonraki limit artırımların ise davacılar tarafından imzalanmadığını, 03.10.2012 tarihli banka ile asıl borçlu arasında başka bir kredi sözleşmesinin imzalandığını, bunu yalnızca davalı ...'in kefil sıfatıyla imzaladığını, ancak TBK'nın 584. maddesi gereğince eş rızası olmadığından kefaletin geçerli olamayacağını, her iki sözleşmenin birbirinden bağımsız olduğunu, davalıya 09.12.2004 tarihinde gönderilen ihtarname ile kefaletin son bulduğunun belirtildiğini, bu nedenle davacıların çekilen kredilerin borcundan sorumlu olmadıklarını belirterek davacıların takibe konu borçtan sorumlu olmadıklarının tespitine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalı ile asıl borçlunun arasında 23.02.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalandığını, 5.000.-TL bedelli bu krediye davalı ...'in kefil olduğunu, muhtelif tarihlerdeki limit artırımlarına davacıların kefil olarak imza attığını, 03.10.2012 tarihinde düzenlenen sözleşmenin de 23.02.2005 tarihli sözleşmenin devamı niteliğinde olduğunun belirtildiğini, davalı ...'in kefaletinde eşinin de rızasının olduğunu, davacıların kefaletinin belirli bir borca ilişkin olmadığını, doğmuş doğacak tüm borçlara ilişkin olduğunu belirterek davanın reddine ve %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, bilirkişi tarafından yerinde banka hesap hareketlerinin incelendiği, kredilerin çok büyük bir kısmının her iki davacının da imzası olmayan 28.02.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, sadece 4.032,89 TL ana para borcunun bulunduğu kredide davacı ...'ın kefil olarak imzasının bulunduğu, 03.10.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kullandırıldığı, ancak davalının eşinin geçerli muvafakatinin bu sözleşmede bulunmadığı, diğer davacının ve ...'ın diğer bor...