Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2018 tarih ve 2016/756 E- 2018/222 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.06.2020 tarih ve 2018/2080 E- 2020/515 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği...
11. Hukuk Dairesi 2020/5835 E. , 2022/2985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.02.2018 tarih ve 2016/756 E- 2018/222 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.06.2020 tarih ve 2018/2080 E- 2020/515 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 28/03/2011tarihinde imzalandığını, sözleşmenin süresinin 5 yıl olup, sürenin 28/03/2016 tarihinde sona erdiğini, buna binaen müvekkili şirketin 18/02/2016 tarihinde ihtarname keşide ederek sözleşmenin yenilenmeyeceğini davalıya bildirdiğini, bunun üzerine davalının haksız ve dayanaksız faturalar düzenleyerek fatura bedellerini vade tarihlerinden önce müvekkilinin banka nezdindeki DBS hesabından tahsil ettiğini, bunun ötesinde, davalının müvekkiline keşide ettiği ihtarnamede, dava konusu 160.820 USD cezai şartın ödenmesinin istendiğini, yıllık olarak kararlaştırılan tonaj taahhüdünün yerine getirildiğini, daha evvelki yıllık dönemde asgari alım taahhüdünün tutturulmaması durumunda dahi, davalının o dönem için hakkını talep etmeksizin veya saklı tutmaksızın sözleşmenin yeni dönemde ifasına devam ettiğini ileri sürerek 160.820 USD cezai şartından dolayı borçlu olunmadığının tespitine, davalının uhdesinde bulunan 14.04.2016 tarih, 400.000.-TL bedelli, kesin ve 31.12.2016 vadeli teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesini önlemek için, ihtiyati tedbir kararı ile teminat mektubunun 31.12.2016 tarihinden sonra paraya çevrilmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşmenin 7.1 maddesinde yer alan asgari alım taahhüdünü yerine getirmediğinden müvekkilinin cezai şart alacağının doğduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacı ve davalı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 28/03/2011 tarihinde imzalandığı, 5 yıl süreli olduğu ve 28/03/2016 tarihinde sona erdiği, davacının sadece ilk yıl 2.471 m3 eksik mal aldığı, kalan yıllar için sözleşmede belirtilen alım taahhüdünden çok daha fazlasını aldığı, 5 yıllık sözleşme süresi boyunca davacının 18.965,67m3 alım yapması gerekirken, toplam 21.417,46m3 alım yaptığı, dolayıs...