Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/1284 E- 2018/532 K. sayılı kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.09.2020 tarih ve 2018/2210 E- 2020/888 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Asıl dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan 6.122,20 TL asıl alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı dava ise ayıplı mal satımına dayalı olarak uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 11.09.2020 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olup bu meblağın altında kalan...
11. Hukuk Dairesi 2020/8106 E. , 2022/3203 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/1284 E- 2018/532 K. sayılı kararın davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.09.2020 tarih ve 2018/2210 E- 2020/888 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Asıl dava, faturaya dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan 6.122,20 TL asıl alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali, karşı dava ise ayıplı mal satımına dayalı olarak uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi olan 11.09.2020 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, mahkemece asıl davanın kısmen kabülü ile 6.112,20 TL nakit alacağa ilişkin itirazın iptaline, karşı davanın ise reddine karar verildiği, reddolunan meblağın ayrı ayrı temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2.maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden ayrı ayrı REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 20.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.