Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak ve itirazın iptali davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 26/04/2022 tarihinde davalı/birleşen davada davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacılar; 01/01/2004 ve 01/01/2008 tarihli kira sözleşmeleri ile davalıya ait taşınmazda kiracı olduklarını, malikler kurulunun 08/06/2012 tarihli kararı ile binanın...
3. Hukuk Dairesi 2021/7454 E. , 2022/4131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen alacak ve itirazın iptali davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 26/04/2022 tarihinde davalı/birleşen davada davacı vekili Av. ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; 01/01/2004 ve 01/01/2008 tarihli kira sözleşmeleri ile davalıya ait taşınmazda kiracı olduklarını, malikler kurulunun 08/06/2012 tarihli kararı ile binanın riskli yapı olduğu kabul edilerek yeterli sürede boşaltılmasına karar verildiğini, bu kararın ihbar edilmesi üzerine kiralananın boşaltılıp 10/07/2012 tarihinde anahtar tesliminin gerçekleştirildiğini, yeterli güçlendirme ve yenileme çalışmalarının yapılmamasından dolayı can güvenliği tehditi oluşturan binanın yıkımı kararına istinaden taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldıklarını, taşınmazın zorunlu tahliyesi nedeniyle ciddi bir maliyete katlanmak zorunda bırakıldığını, bu maliyetlerin davalıdan tahsili gerektiğini ileri sürerek; 50.000 TL'nin harcama tarihlerinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Davalı; davacıların tahliyesinde herhangi bir kusuru veya binanın hiçbir ayıbı bulunmadığını, davacılar tarafından ayıbın giderilmesine ilişkin talep olmadığını, kendi tercihleri ile başka yere taşındıklarını savunarak, davanın reddini istemiş birleşen davasında ise; kiralananın tahliye edilmesinden sonra İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/59 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, bilirkişi raporuna göre 93.650-TL'lik tadilat yapılması gerektiğinin tespit edildiğini, ödeme yapılmadığından icra takip yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların lehine inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı; kiralanan taşınmaz için yıkım kararı verildiğini, bu nedenle taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığını, kiralanana zarar verilmediğini, iyi kullanıldığını savunarak davanın reddine istemiştir. Mahkemece; asıl davanın ve birleşen davanın reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarihli ve 2015/7564 Esas 2015/11172 Karar sayılı kararıyla; kiralananın içinde bulunduğu binanın deprem riskinin hangi boyutta olduğu, yıkılması gerekip gerekmediği veya depreme karşı güçlendirme yapılması ile yetinilmesi konularında İTÜ 'den konusunda uzman bir bili...