Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/207 · K. 2022/3795
Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/207 K. 2022/3795

E. 2021/207K. 2022/379512 Mayıs 2022
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.12.2018 tarih ve 2017/264 E. - 2018/433 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2019/457 E. - 2020/841 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının WORLD HALAL SUMMIT ibareli markanın adına tescili başvurusunda bulunduğunu, ancak başvuru talebinin ve karara yönelik itirazlarının reddedildiğini, halbuki markayı...

Karar Metni

11. Hukuk Dairesi 2021/207 E. , 2022/3795 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.12.2018 tarih ve 2017/264 E. - 2018/433 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2019/457 E. - 2020/841 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının WORLD HALAL SUMMIT ibareli markanın adına tescili başvurusunda bulunduğunu, ancak başvuru talebinin ve karara yönelik itirazlarının reddedildiğini, halbuki markayı oluşturan ibarelerin tanımlayıcı olmadığını, ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, ayrıca davacının helal piyasası adına T.C. Cumhurbaşkanlığı himayesinde İslam İşbirliği Teşkilatı ilgili kuruluşlarının işbirliğinde çeşitli fırsatlar sunan, organizasyonlar yapan bir platform olma amacının olduğunu, İstanbul'da helal ekosistemdeki tüm paydaşları bir araya getirmek istediklerini, buna göre hedef tüketici kitlesinde markanın ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, düzenlenen bu fuara bir çok tanınmış marka ve belediye iştiraklerinin katıldığını ve markanın ayırt edici nitelik kazandığını belirterek ayırt edici nitelik kazanan markaya ilişkin verilen 2017-M-3469 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6769 sayılı SMK'nın 5/1,b ve c bentlerine göre markaların tescil edilemeyeceğini, ayırt edici bir niteliğe sahip olmadığını, markanın Türkçesinin dünya helal zirvesi olduğunu, herhangi bir işletmesel köken veya ticari kaynağı işaret edecek şekilde değil, sadece bir etkinliğin adı şeklinde tüketiciler tarafından algılanacağını, ayırt etme işlevinden yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, dava konusu başvurunun "WORLD HALAL SUMMIT" şeklinde ön plana çıktığı, Türkçe karşılığının "Dünya helal zirvesi" olduğu, okuma oranına sahip tüketici kesimi tarafından bilineceği, 35. ve 41. sınıftaki emtialar yönünden bakıldığında 6769 sayılı SMK'nın yukarıda belirtilen 5/1-b maddeleri yönünden başvuru markası ele alındığında ortalama tüketici kesimi nazarında bu ibarenin bir işletmeye ait mal/hizmete ilişkin köken veya kaynak teşkil eden bir işaret şeklinde değil de islami kurallara göre kabul edilen ya da doğru olduğu tercih edilen davranış türüne ait zirve, bir etkinlik şeklinde algılanabileceği, bu anlamda birine ait marka ile bir başkasına ait marka yönünden mal ve hizmeti ayırmaya yarayan bir işaret algısı oluşmayacağı, ayırt edicilik koşulu sağlanmadığı kanaati...

Benzer Kararlar

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/277 · K. 2022/4132

26 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/294 · K. 2022/5073

20 Haziran 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/287 · K. 2022/4127

26 Mayıs 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2235 · K. 2022/5790

13 Eylül 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2837 · K. 2022/6944

12 Ekim 2022

Yargıtay11. Hukuk Dairesi

E. 2021/196 · K. 2022/3689

10 Mayıs 2022